“Markası ‘ uhuvvet ‘ olan öz tutkalımızı değil de markası ‘ çağdaşlık ‘ olan batı tutkalını kullananlar , zaman içerisinde büyük pişmanlıklar yaşadılar. Çünkü bu tutkal, sahte bir yapıştırıcıydı. Birleştirdiğini söylediği her şeyi aslında ayırıyordu. Çağdaş aileler dağılıyor; çağdaş kurumlar çöküyordu. “
“Bazı arkadaşlar Dostoyevski’yi, Kafka’yı, Sartre’ı bilmeden ‘adam olunmaz ‘ sanıyorlar da. Ben bunlara pek katılmıyorum. Kibirli bir şeyler var burada. Bu beyefendilerin, zihin dünyamıza hiçbir katkıları olmadığını söyleyemem tabiî ki.Ama bu yazarlar, nerden baksan , en fazla yüz yıldır dilimizdeler.Daha önce yaşayanlar ,bunları okumadan , yani ‘ adam olmadan ‘ ölüp gittiler mi yani? “
Hayal, ipleri elden kaçınmaktır. Oysa öyle bir dünyada yaşıyoruz ki o ipin ucu sizin elinizden bir kaçtı mı, hemen bir başkasının eline geçiveriyor. Ondan sonra siz hayal ediyorsunuz ama bir başkası yapıyor.”
“Düşünün bakalım televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş bir Müslümanda değil cihat etmek , acaba kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır ?”