Harun Reşit günlerden birinde Behlül Dana'yı kabristanda ölülerin kemikleriyle oynarken görmüş
Harun Reşit:Hayrola Behlül,
böyle ne arıyorsun?"
Behlül Dana :"Babanızın kemiklerini!" demiş ve ilave etmiş; "Ama hangisinin kölelerine,
hangisinin babanıza ait olduklarını bir türlü anlayamıyorum."
Dağdan odun getiriyorsun. Herkes ona odun diyordu. İki geceyle, od-un işte, ateş veren şey.. Ama ben onun ilk hecesiyle ilgilendim, ateş olan kısmına gönüllerde aşkı tutuşturan alevli kısmına, 'od' a talip oldum. Herkes dağa odun için gittiğimi sanıyordu ama ben od için gidiyordum.