Sıfır Noktasındaki Kadın Bazı kitaplar bittiğinde hikâye kapanır, bazıları ise kafanın içinde devam eder. Bu kitap kesinlikle ikinci kategori. Nawal El Saadawi Firdevs’i anlatırken aslında tek bir kadını değil, sistemin içinde sıkışmış bir gerçeği gösteriyor.
Okurken şunu fark ediyorsun: Firdevs’in yaptığı seçimler “yanlış” gibi görünse de, o noktaya gelene kadar önüne konulan seçenekler zaten doğru değildi. Bu yüzden onu yargılamak kolay, ama aynı şartlarda farklı davranacağını iddia etmek pek gerçekçi değil.
“Dünyanın yalan dolu olmasının bedelini Firdevs canıyla ödedi.” Bu cümle kitabın ruhunu özetliyor. Çünkü Firdevs’in hikâyesi aslında bir çöküşten çok, bir fark ediş hikâyesi. Gerçeği gördüğü an, artık o sistemin içinde “yaşayabilir” biri olmaktan çıkıyor.
En rahatsız edici tarafı da şu: Kitapta abartı yok. Bu yüzden etkisi geçmiyor. Bitiriyorsun ama zihninde bir yer açık kalıyor.
Kısa söylemek gerekirse, bu kitap sana bir şey öğretmiyor — senden bir şey alıyor. Sıfır Noktasındaki Kadın