***
Şöyle nakledilir: Bâyezid-i Bistâmî’nîn gençliğinde hadis ehlinden biri ona,
“Ey oğul! Namaz kılmayı bilir misin?” diye sordu.
“Bilirim” dedi.
“Nasıl kılıyorsun?” diye sorunca şeyh şöyle cevap verdi:
"Gönlü uyandırmak ve farkındalık İçin bir tekbir getiririm, usulünce Kur’an okurum, saygı göstererek rükû ederim, tevazuyla secde ederim ve huşû İçinde selâm veririm. Sonra, 'İlâhî! Her ne kadar sermayemiz ayıplı ve senin dergâhına layık değilse de lâkin kötü bir sermayeden alacak şey nereden bulunur ki?’ derim.”
Ne kadar uzağa giderseniz gidin, derdi heybenizde taşıyor iseniz o da sizinle gelecek. Bir gönül kervansarayında heybeyi indirmek gerek; soğuk bir tas su yudumlamak ve yolun cezbesine kapılmak gerek.