Hilal

Öyle ya da böyle küflenecektim çünkü şairlerin en iyi bildiği şey budur: Duyguları anlatmaya çabalarken, duyguları anlatmak için kendilerini donatırken duygusuzlaşmak ve küflenmek. Hiç kimseye, hiçbir şeye yakın olamamak.
Sayfa 29 - İletişim Yayınları, 1. Baskı
Reklam
Bir kadın, tabiatının gereğiymişçesine ilk gençliğinden itibaren kalbine saplamaya hazır tuttuğu bıçağı, kaşla göz arasında karşısındakine saplayabilir.
Sayfa 27 - İletişim Yayınları, 1. Baskı
Şairlerin ah çekmeyi bildiği kadar of çekmeyi de bilmesi gerekir ki karşıki dağlar yıkılsın.
Sayfa 27 - İletişim Yayınları, 1. Baskı
Matematikçilere bakın, hepsi dehalarını gençliklerinde göstermiştir. Bazı şairler için de bu böyledir. Onlar için şiir, gençliğin yüksek ateşinin yol açtığı sayıklamalardır.
Sayfa 25 - İletişim Yayınları, 1. Baskı
İnsan şaşırmaktan hatırlamaya ve hüzünlenmeye fırsat bulamıyordu. Geçmiş utanılacak bir şeymiş gibi tamamen siliniyordu. Şair, "Geçmiş gerçekten utanılacak bir şeyse," diyor, "bu durumda onunla hesaplaşmak gerekir, onu yok etmek değil." Sonra bakışları lokantanın içinde dolaşıyor, "Bazen bir muhasebe defterinin adaletine ihtiyaç duyarız.”
Sayfa 23 - İletişim Yayınları, 1. Baskı
Reklam