SPOİLER İÇEREBİLİR!!! Ben İlk olarak kitabı beğendim ama kitabın en büyük sıkıntısı acayip uzun olması evet kendini okutturuyor ama Aslı Arslan'ın diğer kitaplarında da olduğu gibi bu kitabı gereksiz uzun buldum sanki bütün bu olaylar 400 500 sayfada da anlatılabilirmiş gibi geldi 600.sayfalara geldiğimde o kadar sıkıldım ki kurgunun uzunluğundan aynı zamanda Tugay karakteri çok tanrısalaştırılmış bence adamlar diktatörlük kurmuşlar halkı bastırıyorlar kendi kendilerine başkan seçiyorlar istediklerini öldürüyorlar kitap okuduğu vs için ama söz gelimi karşıt örgüt kurmuş insanların önünde birilerini öldürmüş bir tane pilotu öldüremiyorlar bilemiyorum yani gerçekçi gelmedi şahsen normalde olsa bir şekilde o adamı öldürüp üstünü kapatırlar diğer eleştiriceğim konular ise kitapta en gıcık olduğum olaylardan.Birincisi bu örgüte yıllarını vermiş Girayın değilde yıllarca her şeyden uzak olan ana karakter kızımızın örgütün liderlerinden biri seçilmesi yani neden koskoca her işe elini atan sen hapistesin diye örgütünü yöneten ikizin varken vermiyosun liderliğide elin yeni gelmiş Eftalyaya veriyorsun, ikincisi ise Eftalyanin serasında yanan çiçeklerine babasının ölümünden daha çok üzülmesi o kadar saçmaydı ki evet çiçekleri hepimiz seviyoruz da kendi elinle zehirlediğin baban seradaki çiceklerden bu kadar mı önemsiz bu kadar az mı üzülürsün ya bence babası için Eftalyanin herkesten kimsenin onu görmediği uzak bir yerde yalnız başına çöküp şarap içip hüngür hüngür ağladığı sahneler olması lazımdı bu olay beni acayip rahatsız etti.