Türk - İslam ülküsünde, yemek, içmek, uyumak, diğer fizik ve fizyolojik ihtiyaçların tatmini, insanı ilim, sanat ve din gibi yüce değerlerde daha güçlü ve verimli kılmanın vasıtalarından ibarettir.
Bugünün insanını düşünmekten alıkoymak için kurulan tuzaklar (çılgınca danslar, delice müzikler, arenaya döndürülen stadlar, kumar, fuhuş, uyuşturucu ve madde evleri...) herşeye rağmen "düşünen ve inanan insanı" henüz tamamen yıkamadı, yok edemedi.
Düşman karşısındaki güçleri parçalayarak onları birbirine düşürerek kolay yutulur lokmalar durumuna sokmak ister. Mesela sanki bir insan hem Dindar hem Milliyetçi hem Medeniyetçi olamazmış gibi bu değerleri birbirine zıt programlar durumuna sokarak, hiç yoktan çatışan güçler meydana getirir. Bu oyunlarını o kadar ustaca planlar ki tertiplerini anlamak için bazen olayların üzerinden 50 veya 100 sene geçmesi gerekir. Mesela, Osmanlı Türk Devleti'nin parçalanması ve Orta-Doğu'nun sömürgelestirilmesi için, dinimizin ve milliyetimizin düşmanları, "din" ile "milliyetçilik" arasında zıddiyet ve düşmanlık duyguları doğurmayı planlamış olduklarını şimdi itiraf ediyorlar.
Ukrayna Rusya'nın Karadeniz'deki etkisini azaltmak için Türkiye ile de işbirliği yapmış, Türkiye'nin petrolün Orta Asya'dan doğrudan Türk terminallerine akması yönündeki çabalarını desteklemiştir.