"Konfüçyüs de sen de birer rüyasınız ve sizin birer rüya olduğunuzu söyleyen ben de bizzat bir rüyayım. Bu bir paradoks. Gelecekte bilge bir adam belki bunu açıklayabilir; o gelecek on binlerce kuşak gelip geçmedikçe gelmeyecek."
CHUANG TZU
Güzel başlayan kitap bazı yerlerde o kadar saçma tercihler yapıyorki sizi gerçekten sıkabiliyor. Bazı yerlerde bunu neden sayfalarca okuyorum diye söylendim kendi kendime.
Dan Brown'un kitaplarına benzetilmiş fakat Brown'un başkarakteri Langdon araştırdığı konularda ehil bir insan olduğu için olayları anlamanızı sağlıyordu. Bu kitaptaki kahramanımız Tess'in ne tapınak şövalyeleriyle ne dinler tarihiyle pek alakası yok. Konuyla ilgili bilgisi olmadığı için onun heyecanı bize geçmiyor. Ayrıca Tess'in verdiği kararların hiçbir mantıklı açıklamasını sunamıyor kitap bize. Neden böyle bir şey yaptın Tess diye sinir krizine gireceğiniz o kadar çok olay var ki hazırlıklı olun derim.
Son olarak Tapınak Şövalyelerini kullanıp sinsice onları kötüleyerek kilise yalan söylüyor ama iyi bir dünya için yalan söylüyor hihihi gibi bir aciz sonla bitirmesi ise rezaletti.