O da kadınların çoğu gibi tümüyle başkalarının ruh halinden beslenirdi. Arzulandığı zaman güzeldi,zeki insanların arasında nüktedandl, gururu okşandığında kibirliydi,sevildiği zaman âşıktı. Ondan çok șey istendikçe O daha
fazlasını verirdi. Ama onunla kimsenin konuşmadığı, onu kimsenin görmediği, duymadığı, arzulamadığı yalnızliğı Sırasında çirkinleşmiş, sersemlemişti, çaresiz kalmış ve mutsuz olmuştu.
ïkiyüzlülük içime işlemiş olsa da asla bir sahtekâr
değildim; her iki yüzüm de yapmacıksızdı; gündüz gözüyle öğrenip ufkumu genişletmeye ya da üzüntü ve acılarımdan kurtulmaya çabalarken ne denli kendimsem, zincirlerimden boşanıp utanca batarken de o ölçüde kendimdim.
Ne çok acı çektin, ne çok, zavallım benim! Bir tek ben biliyorum bunu. Bak, başında ak teller,dudaklarında ebedi kırışıklıklar var. Birtanem, canım, hiçbir șey düşünme. Yeterince düşündün zaten, artık senin yerine ben düşüneceğim!
Ve sana söz veriyorum, söz, her șey fevkalade güzel olacak.