“İki hafta boyunca kitap okumak, yürüyüşe çıkmak, hayal kurmak, rahatsız edilmeden uzun uzun okumak, iki hafta boyunca telefonsuz ve radyosuz yaşamak, konuşmak zorunda olmamak, bir anlamda rahatsız edilmeden kendim olmak istiyordum.”
“Yıldızlar yanıp sönen sessizlikleri içinde öylece duruyorlardı; yalnız arada bir içlerinden biri elmassı dizinin içinden aniden ayrılıp yaz gecesinin içine kayıveriyor; karanlığın içinde, vadilere, yarlara, dağlara veya uzak sulara doğru nereye gittiğini bilmeden kör bir kuvvetle savruluyordu, bir insan yaşamının bilinmeyen bir kaderin sarp derinliklerine savruluşu gibi,,,”
“Suskunlukları, nüfuz edilemeyen o mutlak suskunlukları, bağırmadan, ağlamadan çektikleri sinsi acı onları herkese karşı yabancı ve tehlikeli bir hale getiriyor. Kimse yanlarına yaklaşamıyor, ruhlarına ulaşan geçit belki de uzun yıllar boyu kapalı kalacak. Onlar artık birer düşmandır, çevrelerindeki herkes bunu hissediyor, hem de affetmesi olmayan düşmanlar. Çünkü dünden beri birer çocuk değillerdi artık..”