Şimdiyse yüreğim... yine yüreğim kendini satırlarda arayacak kadar acı çekiyor. Ama doğrudur herhalde, acı korkusu acının kendisinden kötüdür. Ama öyle tatlı ki, acının kendisi bile tatlı geliyor işte bazen.
Crepusculum
@Crepusculum
·
"Yüreğim acı çekmekten korkuyor," dedi bir gece Simyacı'ya, aysız gökyüzüne bakarlarken.
"Yüreğine, acı korkusunun, acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle."...
Yazar Nietzsche'nin yazısını daha farklı yorumluyor. Ama bana göre ümit, güven ve hevesle kurulmuş köprünün yıkılışını gösteriyor. Nietzsche soruyor korkuyla, aşacak mısın bu köprüyü benim için, karşıdaki de korkusunu yerine getirirmiş gibi aşamıyor o köprüyü.
Üç kere denemiş bunu Nietzsche de, kimse aşmaya cesaret göstermemiş. İçine dönük olduğu kadar varmış. Bunca yalnızlığın içinde başka nasıl mücadele edebilirdi?
Ben henüz hiçbir eserini okumadım bu arada, yalnızca bu kitapta okuduğuma göre yorumluyorum bunları.
Crepusculum
@Crepusculum
·
"Hayatımızda, çok yakın olup da hiçbir şeyin aramıza giremeyeceği bir zaman oldu, bizi sadece küçük bir köprü birbirimizden ayırıyordu. Sen tam üzerine basmak üzereyken sana sordum: 'Köprüyü aşarak yanıma mı gelmek istiyorsun?' – Sense daha fazla gelmek istemedin; sana tekrar aynı şeyi sorduğumda ise sessiz kaldın. O zamandan beri aramıza bizi birbirimizden uzaklaştıran, birbirimize yabancılaştıran dağlar, çağlayanlar ve daha neler girdi; artık bir araya gelmek istesek de gelemeyiz. Şimdi o küçük köprüyü düşündüğünde söyleyecek söz bulamıyor, hayretler içinde kalıyor, hıçkırıklara boğuluyorsun."