''Bana öyle geliyor ki... belirli hastalıklar için, yalnızca bir-iki belirtiyi yok ederek geçici rahatlama sağlayacak değil, gerçek ve seçici bir biçimde iyileştirici olabilecek yapay maddeler bulunabilir. ... Bu türden tedavi edici maddelerin öncelikle, hastalıktan sorumlu mikrobu doğrudan yok etmesi gerekir. Kimyasal bileşik belirli bir uzaklıktan etki göstererek değil, yalnızca parazitlerle sabitlendiğinde gerçekleştirecektir bunu. Parazitler, ancak kimyasal bileșiğin onlarla belirli bir ilişki kurması ve onlara karşı seçici olması durumunda öldürülebilirler.''
Sayfa 86 - Gece yarısı bir tren kompartımanında kemoterapinin doğuşu·Kitabı okuyor
Tıp öğrencilerinin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yazar, sayfa aralarında okurların daha net anlayabilmesi açısından tıbbi bilgiler içeren notlar eklemiş.
Tarihi ve önemli şahsiyetlerin geçirdiği operasyonlardan yola çıkılarak cerrahinin şaşırtıcı ve ilgi çekici gelişimi anlatılmış. Aynı zamanda genel kültür açısından güzel bilgiler de edindiriyor. Çok severek okudum. Meraklısına şiddetle tavsiye edilir.
Tıp tarihi hakkında genel bilgilere sahip olmak için okunabilir bir kitap. Eğer bu alana ilgiliyseniz ve giriş yapmak istiyorsanız ideal bir kitap diyebilirim. Batı tıbbı kitabın geneline hakim. Yazar, kısa tarih olarak ele aldığı için Batı tıbbı odaklı yazdığına değinmiş fakat okurken ''İslam tıbbından büyük alimlere de değinilebilirmiș'' diye düşündürdü.
Dili anlaşılabilir olduğu için tıbbi terimlere hakimiyet gerektirmiyor. Severek okudum. Tavsiye ederim.
Biyoloji, kimyanın ta kendisiydi; insan vücudu bile birbiriyle telaş içinde tepkimeye giren kimyasallar dolu bir çuvaldan ibaret sayılabilirdi: kol, bacak, göz, beyin ve ruha sahip bir laboratuvar kabı.
Kanser hücresini deney tüpünde öldürmek öyle çok da zor bir şey değildir: Kimya dünyası, çok küçük dozlarda bile kanser hücresini dakikalar içinde yok edebilecek kötücül zehirlerle doludur. Sorun, ''seçici'' bir zehir, hastayı öldürmeden kanseri öldürecek bir ilaç bulmakta yatar.