Mr. Pocket'le aramızdaki öğretmen-ogrenci ilişkisi sona ermekle birlikte dostluğumuz eskisi gibi sürüp gidiyordu. Gerçi hiçbir meslek ve uğraşıda karar kılamıyordum (bunun da ne bugünüme ne yarınıma güvenememin verdiği huzursukluktan doğduğuna inanmak istiyorum.) Ama okumayı çok seviyor, her gün hiç aksatmadan birkaç saat kitap okuyordum.
... "Mr. Jaggers " yazılı bir yapının önünde durduk.
"Kaç para? diye arabacıya sordum.
Arabacı, "İçinden daha çok vermek gelmiyorsa bir şilin," dedi.
Ben de, doğal olarak içimden hiç de öyle bir şey gelmediğini söyledim.
Gözyaşlarımızdan utanmamamızın hiçbir zaman gereği yoktur bence. Bunlar kötü yüreklerimizin üstünü örtüp kapatan tozlara dökülen rahmettir çünkü. Ağladıktan sonra ben de daha iyi bir insan olmuştum... Daha pişman, nankörlüğünü daha açık anlayan, daha duygulu bir insan. Daha önce ağlamış olsaydım Joe şimdi yanımda olurdu.
Şu Aylılar nasıl varlıklardı böyle? Üstelik herhangi bir Aylı da değil. Kraliçe Levana. Dünyada. Bu ülkede, kendi evinde. Kai baştan ayağa ürperdi. "Bu kimsenin hoşuna gitmeyecek."