Ne var ki böyle bir dünyaya çocuk getirilmezdi. Girdap misali bir o yana bir bu yana yönelttikleri geçici hevesler ve kibirlerden başka kalıcı hiçbir duygusu olmayan bu şehvetli hayvanlara acı çektirilmez yahut soylarının çoğalmasına vasıta olunamazdı.
Her şeye rağmen güneş parlıyordu. Her şeye rağmen insan yaşadıklarının üstesinden geliyordu. Her şeye rağmen hayat, günü güne eklemenin bir yolunu buluyordu.
Hiçbir yere tutunmadan, hiçbir yerde köklenmeden, akan suyun üzerinde kayar gibi yaşıyordum ve bu soğuklukta ölü, cesedimsi bir yan olduğunu gayet iyi biliyordum.