“Kızlarım, ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı
vardır: Tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir giz, şefkat var gibidir. Şikâyet
etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara karşı daha az zalim
olurlar.”
En kötüsü,hayır demeyi öğrenemedim. Yemeğe kal,dediler:kaldım. Oysa,kalınmaz. Onlar biraz ısrar ederler;sen biraz nazlanırsın. Sonunda kalkıp gidilir. Her söylenileni ciddiye almak yok mu;bitirdi,yıktı beni.