Ferdinand önünde dünya, arkasında uykusunun karanlığındaki karısı olmasına rağmen kendini bir kulenin tepesinde tarifsiz bir yalnızlık içinde hissediyordu.
Soyarken sen Patroklos'un silahlarını Hektor,
Diyordun belki ucuz kurtulurum,
Uzaktın benden, aldırış etmiyordun budala!
Ama uzakta, koca karınlı gemilerin yanında,
Patroklos daha yiğit bir koruyucu bırakmıştı,
Beni bırakmıştı, senin dizlerini yere getiren beni;
Seni kuşlar köpekler didik didik edecek hiç acımadan,
Oysa Akhalar ölü töreni yapacaklar ona.
Geberin tanrısal İlyon'a varacağımız ana dek,
Siz kaçanlar ölün, sizi kovalayan ben de öleyim!
Güzel akan, ak anaforlu ırmak da koruyamaz sizi,
Boşuna kurban ediyorsunuz ona bir sürü boğayı,
Tek tırnaklı atları diri diri atıyorsunuz akıntısına,
Topunuz öleceksiniz korkunç bir ölümle,
Topunuz ödeyeceksiniz Patroklos'un ölümünü,
Akhaların başına gelenleri ödeyeceksiniz,
Ben uzaktayken, hızlı gemilerin yanında yaptıklarınızı.
Ey dostlar, gemilerimize dönmek şerefsizlik olur,
Kaçmaktansa açılsın kara toprak yutsun hepimizi,
Bizim için çok daha iyi olur bu,
Bırakmaktansa atları iyi süren Troyalıları,
Ün kazansınlar, kentlerine alsınlar bu ölüyü.