Kişi, her ne kadar toplumsal zorlamaların, baskıların; insanların birbirlerine ve kendi kendilerine uyguladıkları zorlama ve baskıların bir türü olduğunun bir dereceye kadar farkında olsa da, konuşma ve düşünme düzlemlerinde kendisini sözcük ve kavram oluşumlarının toplumsal dayatmasına karşı genelde koruyamaz, çünkü sözcük ve kavram oluşunları da aynen doğa nesnelerinde olduğu gibi, sanki bu dayatma, insanların dışında, ötesinde yer alan “objeler”ce bu insanlara uygulanıyormuş gibi izlenim bırakırlar.”