Kuşlar, ne istediğini bilmeyen zavallı, akılsız mahluklar. Kafesten kaçıncaya kadar türlü türlü üzüntüler içinde çırpınıyorlar. Fakat sanır mısın ki, dışarıda daha fazla bahtiyar olacaklar ? Hayır. Buna imkan yok. Ben, öyle sanıyorum ki, bu biçareler her şeye rağmen kafeslerine alışıyorlar, açık havaya kavuştukları zaman bir dal üstünde, başlarını kanatları içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde sabaha kadar bu kafesi düşünüyorlar, küçük gözlerini aydınlığa dikerek hasret çekiyorlar. Kuşları zorla alıkoymalı, Müdire Hanım, zorla, zorla.
Saçma. Hayatları hiç de gerçeğe yakın değil. Hem, gerçek güç bir şeydir. Öyle insanın başına cennetten düşmez. Son iki yüzyıldan beri bütün gerçeklerden kopmuş olarak yaşıyoruz.