Ömürlerinde aç kalmamış insanlar, açların gözlerine baktılar. Hiçbir şeyi çok fazla istememiş insanlar, göçmenlerin gözlerinde isteğin alevini gördüler.
"Anne, eğer tutturdukları şey yasa olsa, dayanır insan. Ama yasa değil. Bunlar bizim ruhumuzu törpülüyor. Kırbaçlanan köpekler gibi kıvranmamızı, sürünmemizi istiyorlar. Çökertmek istiyorlar bizi. İşte o zaman da öyle bir an geliyor ki, adam olarak kalabilmek için o polisi tepelemek zorunda kalıyor insan, Anne. Adamlığımızla oynuyor bunlar bizim."
Hep dinlerim. O yüzden bu kadar düşünüyorum zaten. İnsanların konuşmaların dinliyorum, dinliyorum, sonra bir zaman geliyor, insanların duygularını işitebiliyorum. Hep sürüp gidiyor bu. Dinliyorum, hissediyorum. Kanat çırpıyorlar durmadan. Tavan arasında kalmış kuş gibi. Kurtulayım derken bir tozlu pencerenin camında kanadını parçalayarak.