Siz bana çay getirirdiniz, sallama, ben size neden geldiğimi anlatırdım buraya. Şehre girerayak, biraz kendi sesimden, kendi kulağımla dinlerdim kendi hikayemi. Yüksek sesle okurdum içimi size. Nasıl ihtiyacım vardı buna. Temize çeker gibi müsveddeleri, kendimi yabancı birine anlatmak nasıl iyi gelirdi bana. Çeriniçöpünü ayıklardı aklımın.