Anlar mıydım bilmiyorum okuduklarımdan bir şey ama okumak iyi gelirdi bana. Gerçek dünya beni içine almadığından olacak, orada bulduğum kurmaca alemlerde daha mutlu, daha gerçekçi bir çocuktum.
Fakat sözümü kesti, karşımda dimdik durarak ve beni yüreklendirerek, Tanrı'ya inanıp inanmadığımı sordu. Hayır, dedim. Hoşnutsuzluk içinde yere oturdu. Bunun mümkün olmadığını her insanın, hatta yüz çevirenlerin bile Tanrı'ya inandığını söyledi bana. O böyle inanıyordu, bir an bile şüphe etse hayatının anlamı kalmayacaktı.