“Sevmekten de, sevilmekten de çekinmış, ne zaman birine yaklaşacağımı hissetsem en çok ondan uzaklaşmaya çalışmıştım. Beni de sevenler olmuştu muhakkak, ama girememişlerdi kapattığım kapılardan içeri. Demek kimsenin gücü yetmiyordu işte başka birinin hayatına girmeye, kilitlerini kırıp kapılarını açmaya.”
“İnsan bazen tanıdıklarındansa hiç tanımadığı birine kendini anlatmayı tercih edebilir diye düşündüm. Herkesin bazen kendinden bahsetmeye, konuşurken unuttuklarını hatırlamaya ihtiyacı olabilirdi.”
“Şimdiki ben yani, başımdan geçenleri temize çekerken, her işte sahiden bir hayır olduğuna inandım. Olanda ve olacak olanda. Olmayanda ve ne yaparsak yapalım zinhar vuku bulmayacakta. Bu kadim hakikate itimat etmek, içimi tüm pencereleri sabah serinliğine açılmış salon perdeleri gibi havalandırdı. Hayatımın kalanında kafamı serin, kalbimi temiz tutmakta karar kıldım.”
“İnsan ne kolay alışıyor. Alıştıklarını ne kolay vazgeçilmez sayıyor. Ne kolay onlarla tarifliyor kendini ve sonra ne kolay bomboş kalıyor. Sonradan edinip vazgeçilmez kıldığı her yeni alışkanlıkla yaşamsal bir parçasından vazgeçiyor.”