Eren

Eren
@Dagnir9111
değerli okur arkadaşlar
Yeni kitabım "Amen'den Sonra" Wattpad ve Kitappad uygulamalarında yayında. Lütfen desteklerinizi ve eleştirilerinizi eksik etmeyin. :)
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Cameron'dan Howard'a çıkışma :)
Gün olacak, kendi ellerine bakacaksın, ağır bir şey alıp o ellerin her kemiğini kırmak, parçalamak isteyeceksin. Çünkü o eller, neler yapabileceklerinin hayalleriyle rahatsız edecek seni. Tabii eğer sen o fırsatı yaratabilseydin! Ama sen yaratamamış olacaksın ve şu canlı vücuduna tahammül edemez olacaksın ... o ellere bir yerde ihanet etti diye. Gün olacak, otobüse bindiğinde şoför tersleyecek seni. Belki istediği yalnızca on sent olacak, ama sen onu öyle duymayacaksın. Sen o seste, kendinin bir sıfır olduğunu duyacaksın. Herkesin arkandan güldüğünü, her neye gülüyorlarsa o şeyin alnına damgalanmış olduğunu düşüneceksin. Senden nefret etmelerine sebep olan o şeyin. Gün olacak, bir salonun köşesine dikileceksin, kürsüde konuşan bir yaratığın binalardan söz edişini dinleyeceksin. Senin o kadar sevdiğin o konudan. Duyduğun sözler, keşke biri kalksa da şu herifi iki tırnağı arasında eziverse, diye düşünmene yol açacak. Derken herkesin onu alkışladığını duyacaksın. Haykırmak gelecek içinden, çünkü kendin mi gerçeksin, onlar mı gerçek, bilemeyeceksin. Yoksa bir salon dolusu kurukafanın arasında mıyım ben, diyeceksin. Yoksa biri ansızın benim kafamı mı boşalttı, diye merak edeceksin. Ama bir şey söylemeyeceksin, çünkü çıkarabildiğin sesler artık o salonda lisan sayılamaz. Zaten konuşmak istesen de konuşamazsın, çünkü seni kenara iterler, onlara binalar konusunda söyleyecek hiçbir şey bulamazsın! Bu mu istediğin?"
Hayat ve İnsan
Kimsesiz
Uzun zamandır kaybolmak istiyordum bu şehrin sokaklarında. Kısmet bugüneymiş. Hava bir çoğuna göre normal olsa da ben biraz üşüyorum. Sanırım hastalanıyorum. Ama şuan umursamak istediğimden emin değilim. Gerçi bugünler de hiçbir şeyden emin değilim. Her şey muallakta. Zaten hayatım soru işaretleriyle dolu, bir de pesimist yorumlamalar katınca daha da çekilmez bir hal alıyor. Artık buna bir son vermeyi düşünüyorum. Umudum kalmadı. Zaten artık heves de etmiyorum umudum olsun diye. Son kez gerçekten yürümek için, duymak ve görmek için, son kez hastalanmadan önce bir daha asla hastalanmayacağımı bilmek için buradayım. Hayatımda bir kez olsun bilmek ve emin olmak için buradayım. Yarın işe gitmeyeceğimi, geçim sıkıntılarımın artık olmayacağını biliyorum mesela. Yanıp sönen sokak lambasının, baş ağrımı tetiklediğini bilmeme gerek yok artık. Şimdiye kadar olumlu olmayı öğrenmeliydim. Bu da; benim kusurum, hayatımın kara lekesi, cümlelerimin noktası oldu. Bugün olumlu olacağıma ve son nefesime kadar da böyle kalacağıma, tüm olumsuzluklarımdan dolayı kaybettiklerim üzerine yemin ederim. Şimdi son iş başını yapmak için eve gitmem gerekiyor. Neredeyim? Ah evet bu sokağı hatırlıyorum. Evim de bu sokağın arka tarafında. Ne kadar güzel bir kedisin sen. Dükkanın dizaynı harika olmuş. Ve trafik lambası. Mükemmel renk uyumu. İşte en az 40 senelik evim evim güzel evim. Sadece kapısı için bina sakinleri 10 kez toplantı yapmıştır. Evim hemen bina girişinin solundaki daire. Yaklaşık 1 aydır burada oturuyorum. Hala eski kiracının, o insanın kendine özgü kokusu, evimin içinde koşuşturuyor. Ne yaptımsa çıkmadı evimden. Olsun, artık bir önemi yok. Tepemde sabah akşam tepinen çocuğuna, dur diyemeyen, sırf söylemedim diye benim için sorun olmadığını düşünen komşuma misilleme olarak yüksek sesle
Hayat ve İnsan
Ayna
Kan ter içinde uyandım geçen gece, terimi kaçarken yakaladım vücudumun hapishanesinden. Pis bir baş ağrısı, tabii olmazsa olmaz sırt ağrım. Kaç aydır cehennem azabı oldu; hani şu alacaklının kapıyı düşünmeden vurması gibi sırtımdan vuruyor ta boynuma kadar. Terden ıslanmış sıcak yatağımda doğrulunca, bir soğuk hissettim yüzüme vuran. Sanki suratıma tükürüp, zavallısın der gibi esti durdu yüzüme. Sanki bilmiyorum ya. İçim titredi. Bütün vücudum bir moruğun şekeri düşünce sallanan parmakları gibi sallandı. Zar zor kalkıp bir sigara yaktım. Zehir ki ne zehir namussuz ciğerimi yaktı. Yanmak ki ne yanmak ateş yok dona dona yanıyor sanki. Şu benim babadan kalma kırığın yanına gittim. Geçtim karşısına, kulak bir yerde göz bir yerde. "Böyle mi olacaktı lan Mahir?" dedim. Ne oldu lan mahallenin sevimli veledine, Ne oldu lan annesinin benim oğlum büyüyecek doktor olacak dediği Mahir'ine dedim. Hiç böyle hayal etmemiştin değil mi? dedim. Bastım kahkahayı. Bir korku sardı bu seferde "lan dedim Mahir, delirdin mi yoksa oğlum?" Girdikçe girdim kırığın dibine, "Beni bana mı düşürüyorsun lan! dedim bastım yumruğu. Şangır şungur indi yere namussuz. Elimin kanı sıcak sıcak okşadı avucumun içini. Sitem ediyorum ama nasıl bir sitem. Ciğerimin yanığı utanır, benimki de yanık mı diye. Lan Mahir dedim senden adam olur mu be! Beğendin mi yediğin boku? Kiminle konuşacaksın lan şimdi! Uzun lafın kısası, seni de bu sebeple aldım işte bu çöplüğün içine.
Hayat ve İnsan