Uzun zamandır kaybolmak istiyordum bu şehrin sokaklarında. Kısmet bugüneymiş.
Hava bir çoğuna göre normal olsa da ben biraz üşüyorum. Sanırım hastalanıyorum.
Ama şuan umursamak istediğimden emin değilim.
Gerçi bugünler de hiçbir şeyden emin değilim.
Her şey muallakta.
Zaten hayatım soru işaretleriyle dolu, bir de pesimist yorumlamalar katınca daha da çekilmez bir hal alıyor.
Artık buna bir son vermeyi düşünüyorum.
Umudum kalmadı. Zaten artık heves de etmiyorum umudum olsun diye.
Son kez gerçekten yürümek için, duymak ve görmek için, son kez hastalanmadan önce bir daha asla hastalanmayacağımı bilmek için buradayım.
Hayatımda bir kez olsun bilmek ve emin olmak için buradayım.
Yarın işe gitmeyeceğimi, geçim sıkıntılarımın artık olmayacağını biliyorum mesela.
Yanıp sönen sokak lambasının, baş ağrımı tetiklediğini bilmeme gerek yok artık.
Şimdiye kadar olumlu olmayı öğrenmeliydim. Bu da; benim kusurum, hayatımın kara lekesi, cümlelerimin noktası oldu.
Bugün olumlu olacağıma ve son nefesime kadar da böyle kalacağıma, tüm olumsuzluklarımdan dolayı kaybettiklerim üzerine yemin ederim.
Şimdi son iş başını yapmak için eve gitmem gerekiyor.
Neredeyim?
Ah evet bu sokağı hatırlıyorum.
Evim de bu sokağın arka tarafında.
Ne kadar güzel bir kedisin sen.
Dükkanın dizaynı harika olmuş.
Ve trafik lambası. Mükemmel renk uyumu.
İşte en az 40 senelik evim evim güzel evim.
Sadece kapısı için bina sakinleri 10 kez toplantı yapmıştır.
Evim hemen bina girişinin solundaki daire.
Yaklaşık 1 aydır burada oturuyorum.
Hala eski kiracının, o insanın kendine özgü kokusu, evimin içinde koşuşturuyor.
Ne yaptımsa çıkmadı evimden.
Olsun, artık bir önemi yok.
Tepemde sabah akşam tepinen çocuğuna, dur diyemeyen, sırf söylemedim diye benim için sorun olmadığını düşünen komşuma misilleme olarak yüksek sesle