Gonca

8/10
·128 syf.·
2026 2. kitabı
Şermin Yaşar'ın yetişkinler için Kitaplarını ne kadar çok seviyorsam çocuk Kitaplarını da o kadar seviyorum. Telefon Melefon Yok kitabında Şermin Yaşar çocuk bakış açısıyla telefon bağımlılığını anlatıyor. Bir gün ailenin büyük dedesi Doğum gününde dilek olarak "Telefonlar elinize yapışsın!" Diyor ve telefonlar çocukların ellerine yapışıyor. Herkes ne yapacağını şaşırıyor ve telefonlardan kurtulmaya çalışıyorlar. Fakat o kadar kolay olmuyor. Kitabın sonuna kadar nasıl çıkacak diye okuru merak içinde bırakıyor Şermin Yaşar. Çok da güzel bir finalle tatmin ediyor okurunu. Dijital bağımlılığa farklı bir bakış açısı. Ortaokuldan başlayarak okunabilir.
Telefon Melefon Yok!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 20251,587 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Eğer kaderini bilmiyorsan kadersizsindir.
Sayfa 34
Yara izleriyle kaplı dünyamızda kimse kurşun deliklerini doldurmakla ya da duvar boyamakla uğraşmazdı.
Sayfa 26
6/10
·160 syf.·
2026 3. kitabı
Han Kang’tan okuduğum ikinci kitap Yunanca Dersleri. Başlangıcı Vejetaryen ile yapmıştım. Yazarı seviyor muyum, sevmiyor muyum hâlâ emin değilim ama sanırım okumaktan da vazgeçmeyeceğim. Daha önce yazım diline aşina olduğum için Yunanca Dersleri’ni okumak, Vejetaryen’e kıyasla daha kolay oldu. Han Kang dil olarak sade bir anlatım kullanıyor; fakat anlam katmanları oldukça yoğun. Örtülü anlamları ve metaforları seven bir yazar. Okurken zorlanmıyorsun ama anlamak zaman alıyor. “Burada ne demek istedi?” diye düşünürken 160 sayfalık kitap günlerce elimde kaldı. Kitap iki karakter üzerine kurulu. Biri sesini yitirmiş bir kadın, diğeri ise zamanla görme yetisini kaybeden bir adam. Yazar okura önce fiziksel bir gerçeklik sunuyor: Karakterler gerçekten konuşamıyor ve göremiyor. Ama mesele bu kadar basit değil elbette. Dediğim gibi, Han Kang örtülü anlamı seven bir yazar; okuruna tek katmanlı bir anlam sunmuyor. Kadın karakter travma sonrası sesini kaybetmiş olsa da, aslında hayatı boyunca kimse tarafından gerçekten anlaşılmamış biri. Hatta bir noktada sessizliği bilinçli olarak seçmiş bir kadın. Erkek karakter ise yaptıklarıyla görülmemiş, varlığı fark edilmemiş bir Yunanca öğretmeni. Bu “görülmeme” hissi zamanla onun için hem duygusal hem bedensel bir kayba dönüşüyor. İki karakterin de eksikleri var ve onları bir araya getiren şey Yunanca Dersleri oluyor. Belki de anlatılmak istenen şu: Hepimiz eksik taraflarımızla yaşıyoruz; ta ki bizi anlayacak birini bulana kadar. O eksik, bulunana kadar taşınmaya devam ediyor. Eğer örtülü anlamları, sessiz sorgulamaları seviyorsanız, bu kitaba bir şans verin derim
Yunanca DersleriHan Kang · April Yayıncılık · 20251,090 okunma
Eğer karlar gökyüzünden yağan bir suskunluksa, belki de yağmur gökyüzünden düşen uçsuz bucaksız uzun cümlelerdir.
Sayfa 146