Damla Demircan Kesim

Damla Demircan Kesim
@Damlakesim
Kitaplarla büyümedim belki ama, büyürken hep bir kitap elimden tuttu. Her sayfada bir iz, her hikâyede bir parçam var. Eğitim, Psikoloji, P4C ve Çocuk Gelişimi üzerine kaleme aldıklarımı okumak isterseniz: medium.com/@damlademircankesim
Çocuk Gelişimi ve Eğitim uzmanı
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eğitimin felsefi sosyal ve tarihi temelleri yüksek lisans
İstanbul
İstanbul
27 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Doppler
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
2025 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2025 22:09
“İyi bir insan olmak zorunda mıyım?” Erlend Loe, Doppler ile modern hayatın absürtlüğüne karşı içten ve sarsıcı bir itiraz yükseltiyor. Toplumun dayattığı başarı, üretkenlik, tüketim ve aile babalığı rollerinden sıyrılmaya çalışan bir adamın, Oslo’nun kıyısındaki bir ormanda tek başına yaşamaya karar verişini anlatıyor. Ama bu kaçış, bir “aydınlanma” değil; tam tersine bir çöküşün, belki de bir uyanışın başlangıcı. ⸻ Ormanın Sessizliğinde Yükselen Çığlık Romanın başkahramanı Doppler, babasının ölümünün ardından içine düştüğü boşlukla birlikte “iyi biri olma” mecburiyetinden, süpermarket raflarından, çocuklarının okul etkinliklerinden ve kahve makinelerinden kaçar. Yanında yalnızca bir geyik yavrusu vardır: Bongo. İnsan olmayan tek yoldaşı. Sessiz, hüküm vermeyen, sabırlı. Kitapta Doppler, medeniyetin sunduğu ‘konfor’ ve ‘başarı’ yalanlarından sıkılmış, Oslo’nun kenarındaki bir ormana yerleşmiş bir baba. Ama bu yalnızlık, huzurlu bir inzivadan çok, sistemin içinden gelen bir protestodur: “Zekânın kökünden kurutulmalı. Gregus medeniyete geri dönmeyecek. Ateşi ellerimle tutuşturacağım, gazeteler derhal yakılacak…” (s.101) Loe’nin dili yalın ama derin. Her cümle, hem güldürüyor hem düşündürüyor. Topluma, aileye, işe, başarıya dair ne varsa, Doppler hepsini ters yüz ediyor. Bazen bir çocuğun masumluğunda, bazen bir geyik yavrusuyla kurulan bağda, bazen de absürt ama keskin fikirlerde buluyoruz bu sorgulamayı. Mizahi ama alttan alta insanın ruhuna dokunan bir acıyla ilerliyor. Doppler’in iç sesi, okura kendi iç sesiyle yüzleşme cesareti veriyor. Çünkü hepimizin bir “ormanı” var aslında. Gitmek isteyip gidemediğimiz, susmak isteyip konuştuğumuz, hayır deyip evet dediğimiz bir yer… Toplumun Ritüelleri, Bireyin Tuhaflığı Doppler’in topluma yönelttiği eleştiriler,
DopplerErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 202412,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Pek çirkin oldu
Sağcı adamı pek görmüyoruz. Totem direğini çoktan bitirdi. Pek çirkin oldu; dünyanın hiçbir yerinde barışı sağlamak için kullanılamaz. Doppler Erlend Loe
Alıntı
9/10
·124 syf.··
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2025 50. kitabı
Erlend Loe
7.5/10 · 12,7bin okunma
kendimle gurur duyuyorum.
Bir aydan fazla bir süredir insanlarla konuşmadığım kafama dank ediyor. Gayet güzel gidiyor. Başkalarına söylenecek o kadar çok laf varken, ben bunların bir tanesini bile söylememişim. Aslında söylenecek pek fazla bir şey olmadığının canlı kanıtı benim. Kendimle gurur duyuyorum.
Alıntı
Teletabiler cehennemde yanmalı.
Hiçbir şey yapmamanın bokunu çıkarmakta benden daha ileriye gitmiş pek az insan olacak. Medeniyete geri dönmeyecegim lan! Hazır orada dikilmiş duruyorken bağırmaya başlıyorum. Ben hem kral hem de başbakanım, halkıma nutuk atıyorum: "Sevgili yurttaşlarım. Sizi sevmiyorum. Kendinize bir çekidüzen verin. Aklınızı başınıza toplayıp bu kadar akıllı olmaktan vazgeçin. Ve siz sağcılar, Allah’ın cezası köpeklerinizden bir kurtulun hele. Yüzünüzdeki o kendinden hoşnut gülümsemeyi silin, artık takasa başlamak zorundasınız. Bisiklete binmek. Bu devran dönecekse, deliler gibi bisiklete binip takas yapmalıyız. Ağaçların arasından esen rüzgarın, çayırlardaki çiçeklerin sahibi kim? Teletabiler cehennemde yanmalı.
Sayfa 69 - Yapı kredi yayınları·Kitabı okudu