Bu kitabın çevirisi yapılamaz o yüzden hiçbir zaman evrensel olamayacak anadolu diliyle köylü diliyle yazıldığı için. Kitabı okudukça ŞÜKRÜ ERBAŞ'IN Köylüleri Neden Öldürmeliyiz şiirini iliklerine kadar hissedebiliyor insan. Taşranın iğrençliği üzerine yazılmış güzel bir kitap. Keşke normal Türkçe ile yazılsaydı.
120 sayfa ama 120 yıl gibi bitmek bitmedi
Betimlemelerden gına geldi
Konu çok havadaydı
Giriş güzel gelişme ve sonuç değil.
Betimleme konusuna bir kez daha değinecek olursak
Belli bir yoğunluktan sonra cümle anlamını yitiriyor.
Kitabın giriş kısmı gayet heyecanlı ve akıcı bir şekilde ilerliyor orta kısmı yani gelişme kısmında ise bir durağanlık söz konusu. Koku filmindeki sahnelere benzettim çoğu sahneyi.
Koku filmindeki ana karakter de ayrıldığı her Mekandan sonra mekan bir felaket silsilesiyle karşılaşıyordu kitapta da çocuğun ayrıldığı her mekandan sonrası mekanda bir felaketler silsilesinin olması filme benzetttiğim yandı.
Kitap bir noktadan sonra tekrara düşüyor Bu yüzden sıkıcılaşabiliyor ama sonuç bölümünde çocuğun ailesiyle olan karşılaşması duyguları düşünceleri ve sonrasında istediği kimlik istediği kişilikten kaynaklı yaşadığı şeyler ise kitabın okunmaya değer olduğunu gösteriyor. Yaşadığımız şeylerin sonuçları bizi ütopik dediğimiz bambaşka dünyalara götürüp oralara aidiyet hissi yaratabiliyor.
Boyalı KuşJerzy Kosinski · E Yayınları · 20185,6bin okunma
Keşke şimdi ölsem ve Nora'nın yaşadığı tüm hayatlara benzer hayatları yaşasam
Yaşamanın bu denli huzur verdiği ve acı verdiği her seyi hissedebilsem bir rüyadan yada bir kabustan çok daha fazlasını.
Tam olarak NİHİLİZM'i iliklerinize kadar hissedebileceğiniz bir kitap. Herşeyi eleştiri tahtasına oturtup bir hiçliğin ortasına gömüyor. Doğada ki döngüden yaşamda ki döngüye kadar ki tüm değerleri alaşağı ediyor. Değersizleştiriyor tüm değerleri ve hiçliğin ortasında bırakıyor bizleri.
Böyle Buyurdu ZerdüştFriedrich Nietzsche · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202047,6bin okunma