Insanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşıdakilerinin bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular. Sonuç, düş kırıklıkları, kızgınlıklar ve kendimizden kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık.
Büyük siyaset yeni devletlerin kuruluşuyla, belli organik ekonomik- toplumsal yapıların savunulmasına, korunmasına ve yıkılmasına yönelik mücadele ile ilgili meseleleri içerir. Küçük siyaset ise aynı siyasi sınıf ait farklı fraksiyonlar arasındaki üstünlük mücadeleleri uğruna zaten kemikleşmiş bir yapıda ortaya çıkan kısmi ve günlük meseleleri içerir. Bu yüzden devlet yaşamının ilk dünyasından büyük siyaseti dışlamak ve her şeyi küçük siyaseti indirgemeye çalışmak da bir büyük siyasettir.
Siyasi - iktisadi olgunun önceliğine ve yeni bir siyaset bilimine yer açmak isteniyorsa, siyasi alanın iktisadi belirlenimcilikten olduğu gibi katı ahlakçı buyruklardan da arındırılması kaçınılmazdır.