Sokakta karşılaştığım insanların hepsinin, doğal olmayan, neredeyse yapay bir görünümü vardı. Yürürken, yanımdan her geçenin yüzünü inceliyorum. Bunların nasıl erkekler ve kadınlar olduğunu soruyorum kendime. Hangi evde oturular, aileleri nasıl, nasıl bir yaşam sürerler? Karılarından başka kadınlarla, kocalarından başka erkeklerle yatarlar mı? Mutlular mı? Bana ne kadar yapay göründükleri biliyorlar mı?
– Sakın zihninin bir köşesinde ölü bir nokta olmasın? Tümüyle kendin olmanı engelleyen ölü bur nokta? Yazık, senin kadar akıllı biri için, hem de sahip olduğun tüm yeteneklerine rağmen!
Bir ölü nokta. Bu kadın, kesinlikle haklıydı. Aklımda, bedenimde, hatta yaşantımda bile, bir yerlere gömülüp gitmiş, yitik bir dünya vardı. Belki de yaşamımı, olması gerekenden biraz uzaklaştıran da buydu işte.