2 Bûydan hoş rengden pâkîzedir nâzük tenin
Beslemiş koynunda gûyâ kim gül-i ra‘nâ seni
NEDİM
Nazik tenin güzel kokudan daha hoş, renkten daha temizdir.
Sanki güzel gül (gül-i ra’nâ) seni koynunda beslemiş.
Yaktı Beni Aşk Oduna O Yanmaz
Yaktı beni aşk oduna o yanmaz
Ya ne dersin merhametsiz o yâra
Seher oldu feryadımdan uyanmaz
Umarım ki öte bülbül uyara
Ben âşıkım el göğüste yüz yerde
Gel efendim del sînemi yüz yerde
Yaralarım göz göz oldu yüz yerde
Demem yaram ne yaradır o yâra
Urdu beni zâlim kanlı yaramaz
Gayet çoktur değil benim yaram az
Bana yârdan gayri cerrah yaramaz
Umarım ki yine bağrım o yâra
Gevherî der benim yârim sanemdir
İki gözüm çağlar kurusa nemdir
Gel güzelim dudaklardan sen emdir
Müptelâyım lebler ile o yâra
Gevheri
Nice teşbîh olunsun erguvâna rûy-ı gül-gûnun
Anun hüsnü sebük-rev rengi ammâ dâ’imâ bûnun
Nedim
Onun güzelliği çabuk giden renk, ama kokun sürekli.
Gül renkli yüzün nasıl erguvana benzesin.
Mahkeme meclisi icat olduğu
Çeşme-i rüşvetin akmaklığından
Kaza bela ile alem dolduğu
Kazların kadıya uçmaklığından
Selefin rüşvetle hüccet yazması
Halefin anlayıp hükmün bozması
Yıkılan binanın birden tozması
Asıl sermayenin topraklığından
Asıl sermaye-i niyabetleri
Emval-i eytamdır ticaretleri
Davet-i rüşvete icabetleri
Sıdk ile gönlünün alçaklığından
Bülbülün aşkıdır dalda öttüğü
Çobanın südedir koyun güttüğü
Toprağın Habil'i kabul ettiği
Şüphesiz yüzünün yumşaklığından
Dünyadan ahrete gidip gelmemek
Olmasa iktiza eder ölmemek
Balık baştan kokar bunu bilmemek
Seyrani gafilin ahmaklığından
Seyrani