“Selim gibilerine işte böyle yaparlar,” dedi. “Birdenbire yüklenmezler üstüne. Önce bırakırlar istediği gibi düşünsün her şeyi. Dünyayı dilediği gibi anlamasına, yaşamasına, hissetmesine izin verirler. Hatta alkışlarlar, överler onu. Büsbütün çileden çıksın da geri dönemesin diye.
Turgut, yüzünü, karısının boynunda, saçlarında saklamış ve bütün olanlar ve olacaklardan tatlı tatlı yakınmıştı sessizce. İkimiz olduktan sonra, bütün bu hüzünler, sıcak bir yaklaşma için bahanedir, demek istemişti Nermin’e. Daha düzenli günlerde hissedilmesi zor bir yakınlıktı bu Turgut için. Aslında erkeklerin zayıflıklarını göstererek, kadınlara vermeleri gereken sürekli güveni sarsmamaları gerektiğini içgüdüsüyle biliyordu.