İkinci dünya savaşı öncesinde küçük bir kolhoza götürüyor bizi Aytmatov. Bir kadının o yıllardaki yaşamını, acılarını, sevinçlerini tek tek anlattığı Toprak Ana, bizimle de paylaşıyor bu anıları. Çok hızlı okunup üzerine ağır ağır düşünülebilecek bir kitap. İnsanların ne kadar kendilerinden kopuk yaşadığını hatırlattı bana. Satırların arasında günümüz dünyasının kalburüstü doğasını fark etmek incitse de kitaplara sarılıp bu eksiği kapatabiliyor oluşumuz huzur verdi. İçten bir kitap Toprak Ana. Kesinlikle tavsiye ediyorum.