·
Okunma
·
Beğeni
·
37,8bin
Gösterim
Adı:
Lyon'da Düğün
Alt başlık:
Bez Ciltli
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
125
Format:
Ciltli
ISBN:
9786257781107
Orijinal adı:
Die Hochzeit Von Lyon
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Fransa'da iç savaşın hüküm sürdüğü ve insanların topluca katledildiği bir dönemde tesadüfen bir araya gelerek son arzularına kavuşan iki sevgilinin umut yeşerten aşkını anlatan Lyon'da Düğün; otoriteye isyan eden ve o yüzden ağır bedel ödeyen bir öğrencinin iç buhranını yansıtan Avare; İspanya'daki savaşta yaralandıktan sonra ormana gizlenen bir Fransız albayın hayatta kalma mücadelesini konu alan Haç; mutluluk özlemini gün ışığına çıkaran Prater İlkbaharı; aşırı sevgi ve ilginin ne kadar tehlikeli olabileceğini gözler önüne seren O muydu? ve bir grup caniden kaçan halkın başına gelenleri tüm dehşetiyle hissettiren Karın İçinde…

Stefan Zweig'ın sıradan insanların belirsiz girdaplara sürüklenişini ele aldığı, etkileyici ve bir o kadar da yürek burkan öykülerinden oluşan bu eserini Levent Bakaç'ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.
56 syf.
·6 günde·8/10 puan
İncelememe başlarken Stefan Zweigin eşiyle birlikte intihar ettiğini söylemek istemiyorum çünkü sağolsun arkadaşlar bütün incelemelerde belirtmiş :/ Konumuza dönecek olursak bu kitap dört farklı hikayeden meydana gelmekte. En beğendiğim kitaba ismini veren hikaye. Hepsi de birbirinden sürükleyici ama tadımlık. Günübirlik bir yere giderken çantanızda bulunabilecek türden.

Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·5/10 puan
Evet çünkü gerçekten tam bir Zweig hayranıyım. Kalemi tartışılmaz başarılı, kendini okutan bir çok eserini adeta yutarcasına okudum.

Eserimize gelecek olursak üç kısa öyküden oluşan, akıcı dili sebebiyle gayet akıcı bir kitap.
Öykülerin ortak yani toplum tarafından yaftalanmış, dışlanmış, psikolojik ve fiziksel şiddet mağduru olan karakterlerden oluşmasıdır.

Esere ismini veren öykü "Lyon'da düğün" en beğendiğim öyküsüydü. Kışa ve muhteşem bir aşk hikayesi öyle ki ölüm bile birilikte olunca onlar için sonsuz mutluluğu tanımlıyor.
#99980728 Ve şu alıntım #99982489 kaderin cilvesi dediğimiz bir olay.

İkinci öyküsü "iki yalnız insan"; öylesine kitabı doldurmak için konmuş gibi. Beni çok etkilemedi.

Son öykü "Wondrak" ise kısa film tadında, günümüzde de hâlâ devam eden kadına şiddetin her boyutunu ele almış. Doğar doğmaz eksikliği yüzünden aşağılanmış ve bütün hayatı zorlukla geçen bir annenin öyküsü.

Okunması gereken bir Zweig eseri. Tavsiye ediyor ve keyifli okumalar diliyorum...
50 syf.
·1 günde
Birbirinden bağımsız üç hikaye bulunan bu kitapta sadece bir tanesi (Lyon’da Düğün) beni etkiledi, diğer ikisi vasattı sanki Lyon’da Düğün hikayesinin yanı boş kalmasın diye yazılmış gibiydi.

Son olarak ise kabullenmenin ölümün üzerine çıkabilecek bir şey olduğunu çok güzel yansıtmış Zweig. Kabul ederseniz ölümü o da sizi kabul eder.

Dolayısıyla sevgiyle harmanlanmış gönüllü bir teslimiyet ölüm karşısında sizi güçlü kılacaktır. Yazardan benim aldığım en önemli mesaj buydu ve sırf ilk hikayesi için bile okunabilecek bir eser. :)
200 syf.
·Puan vermedi
Merhabalar Lyon’da Düğün 3 kısa öyküden oluşan Stefan Zweig’in öykü kitabıdır.Nedense yazarın diğer kitaplarından aldığım tadı bu kitabında alamadım.İlk öyküsü haricindeki diğer iki öyküsünü anlayamadım çünkü öykülerinde giriş gelişme sonuç bölümleri çok kopuk ve anlaşılmazdı.Stefan Zweig severlerin okuması gereken kitaplardan
Kitapta en beğendiğim alıntı ;
“Fakat hayat mucizeler konusunda cimri davranır.”
56 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Gökten üç hikaye düşmüş. Biri "Lyon' da Düğün" biri "Yalnız İnsan" biri de "Wondrak." Her biri muazzam öyküler. Tek şatta hepsini içebliyorsunuz. (:


Zweig öykücülükte top 5' ime girer. Doyamıyorum şahsen onu okumaya. Neden sadece Satranç ön plana çıkar onu da anlamış değilim. Daha ne Satrançlar var Zweig' te. Tabi çevirmenin de hakkını yememek lazım. Sayın Gülperi Sert, sana aşığım.

Okuyunuz, okutunuz.

~~Kitapla kalınız ~~
56 syf.
·Puan vermedi
Birbirinden farklı olarak ele alınmış 3 farklı hikayenin anlatıldığı bu eserde yazar aslında biraz da arka pencereyi ele almıştır. Günümüzde bile yaşanan bir olay başımıza gelmediği sürece objektif bir şekilde yorum yapmıyor, tepki göstermiyoruz. Kitapta anlatılan bu kısa öyküler bir nebze olsun, okuyanı biraz daha empati yapmaya yönlendirebilir..
56 syf.
·1 günde
Stefan Zweig 'e ait olan bu kitap üç öyküden oluşmakta. Birinci öykü, yani kitaba adını vermiş olan Lyon'da Düğün genel manada okuyucuda güzel hisler bırakan, olumsuz şartlar altında dahi olsa mutlu edilebileceğimize olan inancımızı tazeleyen ilginç bir aşk öyküsü. Kitaptaki üç öykü arasında en iyisiydi diyebilirim. Diğer iki öykü ne yazık ki benim iyiydi diyebileceğim türden öyküler değildi. Aslına bakılırsa diğer iki öykü ne için yazılmış, ne mesaj veriyor, neden bu kitaba konmuş, sayfa sayısı artsın diye mi eklenmiş hiç bilemiyorum. Bahsettiğim iki öykünün son satırlarına geldiğimde her ikisinde de "ee?" dedim. Çünkü sahiden ne bir yere bağlanmış, ne bir teması var. Yani böyle modern klasikler hakkında yorum yaparken de insan biraz çekiniyor ama bu kitap sahiden ancak 6/10 alabilecek bir kitap.

Bu kitap elinizde yoksa ve koleksiyoncu değilseniz alın diyemem. Ama kısa yolculuklarda okumayı tercih ederim, vakit geçer ve aynı zamanda bir modern klasiği daha okumuş da olurum diye düşünüyorsanız elbette okuyun. Okumaktan zarar gelmez ama bundan daha iyi kitaplar olduğuna yemin edebilirim :)
56 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Biliyor musunuz bilmiyorum ama Zweig eşi ile birlikte intihar etmiştir. Savaşın o yıkıcı yıllarında yazdıkları arasında, ruh halini en derinden hissettiğim kitap bu oldu sanırım.
Öykülerin böyle bitişi belki de yapacağı şeyin haberciydi. Yalnızlığını dile getiremedikçe konuşamadıkça belki de hikayelerine yönelmişti. Bunlar elbette ki benim görüşümden ibaret. Her koşulda bu üç öyküsünde savaşa olan yorgunluğunu, hissettiği yalnızlığı ve ölüm tasası yaşamadan sevdiği insan ile beraber ölmek istediğini bize söylüyor.
Her zaman derim Zweig benim için başka bir yazardır. Kitaplarını ne zaman elime alsam başka bir dünyaya tüm gerçekliği ile beraber adım atıyorum. Bu kitabı da bize 3 ayrı dünyayı önümüze seriyor. Keyifli okumalar dilerim.
56 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Stefan Zweig kitaplarının ayrı ayrı bir tat bırakmasını seviyorum..
3 bölümden oluşan bu kitabınızda en çok adıyla aynı hikayeyi taşıyan kısmı bnm favorim... birbirini seven iki insan ve ölüme beraber gitmeleri birazda kendi hayatının sonuyla eşleşiyor herkesin bildiği gibi...
Okunası kitaplardan biri...
56 syf.
·Puan vermedi
Lyon’da Düğün, İki Yalnız İnsan, Wondrak..
Bir kitapta üç ayrı hikaye. Beni en çok etkileyen Lyon’da Düğün oldu. Size biraz bu üç hikayeden bahsedeceğim ama en başta yazılan Lyon’da Düğün’ü sonda tek bir cümleyle anlatacağım.
İki Yalnız İnsan, çok çirkin bir kadınla bir bacağı sakat adamın hikayesi. Üç hikaye içerisinde en az sayfalı kısım olmasına rağmen fazlasıyla mesaj içermekte.
.
Wondrak ise, Ruzena Sedlak adlı burunsuz bir kadının talihsiz yaşamından bahsediyor. Tecavüze uğradıktan sonra dünyaya getirdiği dünya güzeli bir erkek bebekle daha da güçleniyor. Ve beni bu kısımda en çok etkileyen şey, devlet düzeninin düzensizliğini çok iyi anlatıp karşı gelmesiydi.
.
Lyon’da Düğün içinse sadece size şu cümleyi bırakacağım : “Gerçek bir aşk, bir cezaevini cennete çevirebilir....”
Cümlenin sonuna üç nokta (...) bırakıyorum çünkü okuyun okuyun okuyun.
56 syf.
Lyon'da Düğün

Stefan Zweig'ın yeni çıkan kitabını hemen alıp okumalıyım diyenler vardır.
Hah! Ben de onlardanım işte.
Görür görmez almalıyım dedim ve hemen listeme ekledim. Neticede su gibi okundu ve bitti.

Eser üç ayrı hikâyeden oluşmakta.
Bunlar; Lyon'da Düğün, İki Yalnız İnsan, Wondrak

Hangi öyküyü daha çok beğendim dersek

• Wondrak
• Lyon'da Düğün
• İki Yalnız İnsan   diye sıralayabilirim.

Gerçekten Zweig, psikolojik tahlil konusunda usta bir isim. Resmen tahlillerin dibine dibine vuruyor ve yaşatıyor.
Bana göre okuduğunuz bir kitapta kahramanlar için üzülüyor veya seviniyorsanız o kitap gerçekten sağlamdır ve saygıyı hak ediyordur. Zweig, karakter olarak ve yaşadıklarından dolayı olsa gerek eserlerinde her ne kadar bize sevinç yaşatmasa da bol bol acı ve de hüzün yaşatabiliyor. Bu kitap da söylediklerimin karşılığını fazlasıyla veriyor diyebilirim.


İncelememin son satırlarını şunu belirterek bitirmek istiyorum, 50 sayfalık incecik bir kitap olmasına rağmen gayet doyurucu.

Kitap sağlığınıza dikkat edin.
56 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Zweig'ı belki de yüzlerce sayfalık eserler yazmadığı için bu kadar çok seviyorum. Tabi ki bu yüzlerce sayfası olan eserleri sevmediğim, eleştirdiğim anlamına gelmez, benim için Suç ve Ceza ne kadar kusursuzsa Lyon'da Düğün de öyle kusursuz bir eser...
Zweig için söylemek istediğim şu: ballandırmadan o kadar yalın ama bir o kadar etkileyici yazmak benim fikrimce çok zor olan bir iş. Ama yazar bu işin üstesinden öyle güzel gelmiş ki... Belki de Avrupa'nın çalkantılı, acımasız, vahşet ve kan dolu günlerinin kanlı canlı şahidi, yaşayanı olduğu için bu denli tesirli yazmış.
Karakter tahlilleri konusundaki başarısı da övgüye değer. Lyon'da Düğün üç kısa hikayeden oluşan bir eser ve hikayelerin isimleri sırasıyla şöyle: Lyon'da Düğün, İki Yalnız İnsan ve Wondrak.
Lyon'da Düğün bu kitaba adını veren hikayedir ki çok çok kısa olmasına rağmen çok etkilendim.
İkinci öykü İki Yalnız İnsan ise insanların kusurlarının onların hayatında yarattığı tahribatların anlatıldığı bir öykü ve o ikii insanın diyalogları oldukça dokunaklı.
Son öykü olan Wondrak ise bambaşka bir tatta...Onu gören her insanın kendisiyle dalga geçtiği bir kadın, üç kişinin tecavüzüne uğrayan, bir oğul doğuran ve sonrasında da öncesinde olduğu gibi acı çeken bir kadın... Bu öyküde yazarın "kadın" konusundaki şu satırları aslında içime işledi: "Kadınlar uzaklaştıklarında sakinleşirler. Neticede ağlayacakları kadar ağlamış olurlar." Hakikaten kadınların dünyası çok başka acılara gebe.
Biz kadınları anlatan, annelik ruhunu anlatan en nadide satırlardan olabilir...
Bir de son hikayeyi okurken sayfa 39'da karşılaştığım şu yazı çok samimi geldi: "Daktiloya çekilmiş metin burada bitiyor, bundan sonrası elle yazılmış ve yayıncı kelimeler ekleyerek tamamlamış."
Samimiyetin dibi adeta. :)

Zweig'ın kitaplarının ince oluşuna kimse itibar etmesin, içeriği bir hayli heybetli eserler yazmıştır yazar. Bunu bu kitabıyla bir kez daha anladım ve bu düşüncem zihnimde gün geçtikçe sabit bir yer buluyor kendine.
Birkaç alıntı iliştireyim şuraya:

*"Beni üzen onlar değil ki. Her şey, tüm yaşamım üzüyor beni. Bazen kendimi düşündüğümde, ben bile kendimden tiksiniyorum." (syf 18)

*İnsanlardan nefret edecek gücü olmadığı gibi onları sevme arzusu da yoktu, kendisine yabancı olan kentle de pek ilgilenmiyordu.
(syf 23)

*Ah, bütün bu insanlara karşı tek başına olmak, bunları konuşabileceği birinin olmaması ne kadar zordu. (syf 34)


*Kadınlara böyle davranamazsın. İnsanlar böyle bir şeye tahammül etmezler. İşin gerçeği, kadın söz konusu olduğunda insanlar çıldırırlar. (syf 48)

İnceleme yazmayı çok özlemişim. :) Kitabı herkes okusun... Hele de şu günlerde herkesin yüreğine dokunacaktır, inanıyorum. Keyifle okuyun.
O anda hiç kimse ölümü aklına getirmiyordu, ölümü hissedenler de artık ondan korkmuyordu.
Stefan Zweig
Sayfa 10 - iş bankası kültür yayınları
yazgıları karşısında çaresizce hiçbir şey yapamayan bu insanlar, başkalarına bir avuç mutluluk verebildikleri için çok mutluydular.
...Adam kıza bugüne kadar hiç sevgilisi olmadığını anlattı, çünkü aksayan bacağıyla hiçbir kıza yaklaşamamıştı ve hiçbir kız da onun aksayan bacağına ayak uydurmak istememişti...
Stefan Zweig
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Lyon'da Düğün
Alt başlık:
Bez Ciltli
Baskı tarihi:
Ocak 2020
Sayfa sayısı:
125
Format:
Ciltli
ISBN:
9786257781107
Orijinal adı:
Die Hochzeit Von Lyon
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koridor Yayıncılık
Fransa'da iç savaşın hüküm sürdüğü ve insanların topluca katledildiği bir dönemde tesadüfen bir araya gelerek son arzularına kavuşan iki sevgilinin umut yeşerten aşkını anlatan Lyon'da Düğün; otoriteye isyan eden ve o yüzden ağır bedel ödeyen bir öğrencinin iç buhranını yansıtan Avare; İspanya'daki savaşta yaralandıktan sonra ormana gizlenen bir Fransız albayın hayatta kalma mücadelesini konu alan Haç; mutluluk özlemini gün ışığına çıkaran Prater İlkbaharı; aşırı sevgi ve ilginin ne kadar tehlikeli olabileceğini gözler önüne seren O muydu? ve bir grup caniden kaçan halkın başına gelenleri tüm dehşetiyle hissettiren Karın İçinde…

Stefan Zweig'ın sıradan insanların belirsiz girdaplara sürüklenişini ele aldığı, etkileyici ve bir o kadar da yürek burkan öykülerinden oluşan bu eserini Levent Bakaç'ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.

Kitabı okuyanlar 12,6bin okur

  • Bêhire  ❄
  • Ayşegül Dağ
  • KaramelLi Efe
  • Enes Kaplan
  • nazlı
  • Mehmet yıldızkıran
  • Kadriye çalışkan
  • esra çaylak
  • sıla kasap
  • Esrahan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0 (1)
9
%0 (1)
8
%0.2 (6)
7
%0.1 (3)
6
%0.1 (4)
5
%0.1 (2)
4
%0 (1)
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları