Daso

Bir bakmışım baloncusu uçmuş kan mavisi balonlar Kuşların vurulduğu mevsim Üsküdar iskele alanında Bir bakmışım gökyüzünde gömülmez bir cenaze töreni Ve aşağıda, yıkanmış balonlar demetinin başında Kurşun ayaklı bir parmak çocuk, kırılır ağlamaz Ölü­mü­ u­staca o­yalayan babam öldü­rü­lmü­ş ben satarım Kopmuş bir kocakarının da eteklerinde azat kuşları Oğ­lu­m öldü­rü­lmü­ş ben satarım Üskü­dar iskele alanında
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Toplum bir bütün olduğu için, duyduğu acı onu oluşturan par­çalara iletilecektir. Fakat o zaman da, parçalandığı vakit genel yaşa­mın düzenli koşullarının aynı ölçüde sarsıldığının mutlaka farkına varacaktır. En iyi parçamızın asılıp kaldığı amaç toplum olduğu için, ondan koptuğumuzu hissettiğinde etkinliğimizin de amaçsız kal­dığının kesinlikle farkına varacaktır. Mademki biz onun yapıtıyız, kendi düşüşünü, çöküşünü duyunca yapıtının da artık bir şeye ya­ramadığını fark edecektir. İşte hiçbir bireyden kaynaklanmayan, fa­kat toplumun içinde bulunduğu çözülme, ayrışma durumunu dışa vuran çökkünlük ve düş kırıklığı akımları böyle meydana gelir. O akımların anlattıkları toplumsal bağların çözülmesidir, bir çeşit or­tak bıkkınlık, yılgınlık, bireysel üzgünlüğe benzer toplumsal tatsız­lık durumudur; süreğenleştiğinde bireyin olumsuz organik duru­munu kendine göre anlatır.”
Toplum bireyler üzerinde zihinsel bir baskı yapıyorsa, intiharyapar akımlar da bireysel bilinçlere işliyordur ve ona göre bu süreci açıklayabilecek tek şey toplumsal bilinçdışıdır. Durkheim’ ın düşüncesine göre, ulusun huyunda insan­ları üzgünlüğe ya da şenliğe iten ortak mizaçlar bulunabilir ve “... insan yaşamı üzerinde bir genel yargı verebilecek olan sadece top­lumdur; birey o konuda uzman değildir.”
“Ölçüp biçmede bazen oynadıkları önemli rol, etkili olduklarını göstermez. Çünkü biliyoruz ki, düşünen insanın ölçüp tartmaları çoğu zaman salt biçim olmaktan öteye gitmez ve kişinin bilmediği birtakım nedenlerden ötürü, alınmış bir kararı desteklemekten başka bir amacı da yoktur.”
“Çünkü intiharları sadece birbirinden ayrı ve tek tek ele alınması gereken özel olaylar diye görmek yerine, belli bir toplumda belli bir zaman parçası içinde meydana gelmiş intiharların tümüne bakılırsa, şu gözleme varılır ki; bu şekilde elde edilen toplam, bağımsız birim­lerin basitçe üst üste konulması, bir araya getirilmesi değildir. Böyle bir şey sui generis, yani türü kendine özgü yeni bir olgudur. Kendine özgü bir doğası vardır ve üstelik bu doğa öncelikle toplumsaldır.”