"Asker beni bırakmadı. beni kapadılar! Esir tutuyorlar beni. Kimi mi, beni mi? Beni ha! Benim ölmez ruhumu! Ha, Ha, ha!.. Hah hah ha!" diye gözlerinden yaşlar fışkırarak gülüyordu. ..... Tepenin üzerinde, yükseklerde dolunay parlıyordu. Daha önce görünmeyen tarlalar ve ormanlar şimdi gözüküyordu. Bu ormanların ve tarlaların da ötesinde, insanı kendine çağıran, bir uzaklık vardı.
"Bütün bunlar benim. Hepsi içimde, hepsi, hepsi!" diye düşündü. "Bütün bunları tutup tahtadan yapılmış bir barakaya hapsettiler!"