“İnsanlar korkulan bir hükümdardan çok, sevilen bir hükümdara daha kolay zarar verirler; çünkü sevgi bir zorunluluk bağıdır ve insanlar doğaları gereği çıkarları söz konusu olduğunda o bağı rahatlıkla koparır atarlar; oysa korku bağı insanın hiç aklından çıkaramadığı ceza ve cezalandırılmak kaygısıyla örülmüştür.”
Bir insan, karşısındakini gerçekten görmek yerine, onu kendi ihtiyacına göre tamamlanmış bir şekle sokabilir. O zaman ilişki artık iki kişi arasında değil, bir kişi ile onun zihninde kurduğu model arasında yaşanır. Gerçek kişi hareket ettikçe, model bozulur; model bozuldukça, gerçek kişi “düzeltilecek bir şey” haline gelir.