Quintessentia

Quintessentia
@Dedalus_
Özüne yaklaştıkça manzara değil, uçurum büyür. Modifiye edilmiş benliğinden memnunsan, dön geri; sana göre değil burası... #306148980
​Eğer her şeyden öte insanların sosyal hayvanlar olduklarından şüphe duyuyorsanız, her toplumun en kötü cezalandırma yönteminin infaz ve fiziksel işkenceden sonra sürgün olduğunu hesaba katın. Sürgün edilecek boş alanların tükenmesiyle en sert cezalandırma olarak kapalı sürgüne başvurulur: Hücre hapsi. Sartre, 'Cehennem başka larıdır' derken tersinden anlamış olmalıdır çünkü aslında bizim türümüz için cehennem başkalarının yokluğudur. İnsanlar sosyal temasa öylesine muhtaçtır ki evrensel olarak neredeyse tüm mahkumlar ruh hastası katillerin refakatini uzun süreli tecride tercih ederler."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tarıma geçişin insan iskeletinde ve sağlığında yarattığı bu muazzam yıkım ve "saygınlık yitimi", cinsel yaşamda da çekirdek aile ve tek eşlilik baskısıyla yaşanan erotik körelmenin, nevrozların ve arzu kaybının doğrudan prehistorik kökenidir.
Arkeolojik bulgular net bir felakete işaret etmektedir: Çiftçiliğe geçişle birlikte insan boyu kısalmış, diş çürükleri ve vitamin eksiklikleri tavan yapmış, salgın hastalıklar yayılmış ve yaşam süresi radikal biçimde düşmüştür. Tarım, birey için biyolojik bir cehennemken, devletlerin, egemen sınıfların ve nüfus yoğunluğunun büyümesini sağladığı için "ileri doğru bir sıçrama" gibi pazarlanmıştır. Bu "baş döndürücü saygınlık yitimi", insanın hem bedensel sağlığını hem de cinsel özerkliğini egemenlerin mülkiyet ve hiyerarşi hırsına kurban etmesinin başlangıcıdır.
Grup ve kişilerin çıkarları arasındaki bu kopukluk, tarıma geçişin ona katlanan bireyler için bu kadar büyük bir felaket iken, niçin ileri doğru bu denli büyük bir sıçrama olduğunu açıklamaya yardımcı olur. Dünyanın çeşitli bölgelerinde keşfedilen toplayıcılıktan tarıma geçiş dönemine ait iskelet kalıntıları aynı bulguları doğrular: Artmış açlık, vitamin eksikliği, kesintiye uğramış büyüme, yaşam süresinde radikal kısalma, yükselen şiddet ... Kutlamaya değer pek bir şey yok açıkçası. Göreceğimiz gibi birçok insan için toplayıcılıktan tarıma geçiş ileri doğru dev bir adım değil, baş döndürücü bir saygınlık yitimiydi.
Medeniyet ve tarım tarihi aslen "insanın evcilleştirilmesi" projesidir. Cinsel özgürlüğümüzü, çoklu eşleşme potansiyelimizi ve vahşi primat doğamızı bastıran tüm ahlaki normlar, bizi sistemin uysal ve verimli birer evcil hayvanı yapmak için tasarlanmış genetik birer ot ayıklama operasyonur.