Amerikan Kongresi 22 Mayıs 1947'de Yunanistan'a 300, Türkiye'ye 100 milyon dolarlık askeri yardım yapılmasını kabul etti. Truman Doktrini olarak kabul edilen bu karara, Sovyetler sert tepki gösterdiler. Böylece soğuk savaşın ilk fitili de ateşlenmiş oldu. Artık Amerika uluslararası ilişkilere şekil veren yeni bir politikanın eşiğini geçiyordu.
Şeytan Ayetleri romanı Türkiye'de de hemen yasaklandı. Bu karar laik bir ülkede böyle bir kitabın yasaklanmasının ifade özgürlüğüne aykırı olduğu tartışmalarının yolunu açtı. Aziz Nesin 1993 yılında kitabın Türkçe'ye çevrileceğini açıkladı. Bununla kalmayarak, yayınevinin ve Salman Rüşdi'nin izni olmaksızın kitabın belli bölümlerini alelacele çevirtip o yıllarda başyazarı olduğu gazetede tefrika etmeye başladı. Bu tavır ülkede siyasal ortamın gerilmesine, sokak gösterilerine ve şiddet olaylarına yol açtı. Öyle ki, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta meydana gelen Madımak Oteli faciasının baş sorumlusu olarak Aziz Nesin gösterildi.
Salman Rüşdi, İslam dünyasından geniş tepkiler görmesine hatta hakkında öldürülme emri çıkarılmış olmasına rağmen hiçbir saldırıya uğramadı. Ama 1991'de, kitabı Japonca'ya çeviren Hitoshi İgarashi bıçaklanarak öldürüldü. Aynı yıl İtalyan çevirmen Ettore Capriolo'ya saldırı yapıldı ve o ağır yaralandı. 1993'te Norveçli yayıncı William Nygaard Oslo'da saldırıya uğradı.
Her yönüyle ölü doğmuş olan Sevr Antlaşması, Mustafa Kemal'in başlattığı Milli Mücadele hareketinin haklılığını ortaya koymaktan başka bir işe yaramadı. Lozan Antlaşması'nın imzalanmasından sonra ise tarihin derinliklerine gömüldü. Buna rağmen Türkiye, Sevr Antlaşması'yla yapılmak istenenleri asla unutmadı.
Alnına, derin bir düşüncenin asil gölgesi düşmüş. Gerdanı bir kuğunun boynu gibi uzamıştır. İçimden kendi kendime diyorum ki, "Seni bu hale getiren felaketi takdis edeceğim geliyor."