Nehir Defne Zehra Gedik

Nehir Defne Zehra Gedik
@Defne_Gedik
Puan vermedi·648 syf.·
2020 5. kitabı
George Orwell
8.5/10 · 200,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2020 22:33
Bir arkadaşımın önerisiyle filmini bir yaz günü izlemiştim. Filmi o kadar güzeldi ki kitabı olduğunu öğrendiğimde dedim ki ''Filmi kadar üst çıtaya çıkamaz.'' ama yine de büyük bir iştahla satın aldım. Yanılmışım. Kitap bir milyon kat daha iyi! Elio'nun ağzından yazılan kitap sizi bir duygu gölüne itiyor. Elio ve Oliver'ın ilişkisi tellerin ardından size sunuluyor gibi. Siz o telleri geçmek isteseniz de buna yeltenmiyorsunuz. Garip bir şekilde sizi rahatsız etmiyor. Çünkü onları yine de rahat bir şekilde izleyebiliyorsunuz. O telleri Elio kurdu. Sizin tellerin arasından onları izlemenize izin veriyor ama o tellerin arkasına geçemiyorsunuz. Çünkü onların ilişkisinin öyle özel yerleri var ki... Ama sonra karşınıza bir duvar iniyor. Yine elektrikli. Geçmeye çalıştığınızda canınızı yakmasına rağmen siz bıkmadan usanmadan duvarı aşmaya çalışıyorsunuz. Bu duvarın aı toplum baskısı ve yargısı. Bu yüzden kitapta yapmak isteyip de yapamadıkları şeyler oluyor. Kendilerini saklıyorlar. Arkasına saklandıkları şeylerden bazı çok trajikomik hatta. Ayrıca yapmak istemeyip de yapmak zorunda kaldıkları şeyler de oluyor. Bunun en en uç örneği de sonda Oliver'ın başına gelen şey. Onların ilişkisinde beni en çok çeken şey Elio ile Oliver'ın ne kadar benzer olduklarıydı. Aynı konu hakkında aynı şeyleri düşünüyorlardı. Öyle ki birbirlerinden hoşlandıklarını daha birbirlerine itiraf etmeden anlamışlardı. Oliver, Elio'nun henüz 17 yaşındayken bu kadar yetenekli, kültürlü ve bilgili olmasına ve olgunluğuna hayranken Elio ise Oliver'ın her şeyine hayrandı. Bu kadar anlattım da Andre Aciman'ın ne kadar hoş bir yazar olduğunu da söylemeliyim. Bu kalem bu dünyaya ait değil. Ayrıca çevirmene de teşekkür ederim. Andre Aciman'ın öyle şiirsel bir dili var ki bunun altından kalkmak çok zor
Adınla Çağır BeniAndré Aciman · Sel Yayınları · 20244,330 okunma
8/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2020 21:36
Bir kitabın favorim olması için illa ki 10 puan vermem gerekmiyor. Bitirdikten sonra ''Sen nasıl bir şahesersin'' diye göğsüme bastırıp resmen okşayıp öptüm kitabı. Martin, uğruna savaşmaya değer bir şey bulduğuna inanıp bu uğurda her şeyi yapmaya hazırdı. Sadece hayallerinden ödün vermeyi reddetti ama bu zaten ödün verilmesi gereken en son şeydir bana göre. Bu yüzden Martin, ben kalbimde senin için bir yer tuttum. SPOİLER Hikayenin göbeği Ruth. Başta Ruth'ın gerçekten savaşılmaya değer biri olduğunu düşünmüştüm ama asla Martin hakkında empati kurmadı. Kızım, çocuğun paraya ihtiyacı var. Bırak şimdi Latince ve diğer şeyleri. Bu çocuğun paraya ihtiyacı var ve bu yüzden de zamanını başka şeylere kullanmak zorunda. Ruth bunu bir türlü anlamadı. Zaten kitabın sonlarına doğru bu sorun evrildi ve Martin'in uzun vadeli iş bulmasına döndü. Kız asla kendinden ödün vermiyordu ve bunun üzerine sürekli Martin'i kendi istediği ''mükemmel'' erkek profiline döndürme gayreti vardı. Bence biri sevilecekse olduğu gibi sevilmeli. Ama Ruth, yetiştirilme tarzı nedeni ile kendine denk birini istiyordu ama Martin bunun tam tersiydi. Tam Ruth'tan nefret edeceğim, Jack London onun aşkını öyle bir betimliyor ki nefret edemiyorsunuz. Bu arada ben inandım Ruth'ın gerçekten Martin'i sevdiğine. Ama dediğim gibi: her şey beklentiden ibaret olduğu için ve Ruth'ın ''alrım ama vermem'' çizgisinde ilerleyen davranışları, yani ödün istemesi ama ödün vermemesi, bu ilişkiyi mahvetti. Ben isterdim ki daha iyi bir gelecekleri olsun, ama Ruth, Martin'i kesinlikle hak etmiyordu. Ve sonlara doğru gelip ''Bak senin için nelere göze aldım!'' demesinden sonra ''Başta neleri göze almıştın acaba!?'' diye bağırdım resmen. Bu arada (her ne kadar tarihler uymasa da) sonda Martin'in bindiği geminin Titanik
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
9/10
·152 syf.··
2020 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2020 00:00
SPOİLER Kitap hakkında neler söyleyebilirim gerçekten bilmiyorum. O yüzden sadece bazı noktalara değineceğim. Ben sadece 15 yaşındayım ve ülkemde olan her şeyin farkındayım. Bu kitap beni bunların arka planı ile daha çok ilgilenmemi sağladı. Tam bir fener. Dehşete düştüğüm sahneler oldu. Aslında kitabın kendisi dehşet verici ama çiftliğin yönetimini üstlenmek isteyen iki domuz arasındaki mücadele sahnesinde (isimleri hatırlayamadığım için kusura bakmayın lütfen) sonradan çiftliğin başına geçecek olan yönetici domuzun ötekinin çiftlikten gitmesini sağlamak için onun ölümünü bile umursamadan peşine köpekleri saldığı sahnede dehşetten ağlayacaktım neredeyse. Beni en çok dehşete düşüren sahnelerden biri de yönetimdeki domuzun güçsüzleşen at resmen ölüme yolladığı ama diğer hayvanlara hastalıktan öldüğünü söylediği sahneydi. Korkunçtu. Sinirden kıvrandım resmen! Kurallar koyup kendisinin uymamasına da sinir oldum. 150 sayfada ne kadar acı çekilebilir ki? O domuzun hayvanlara ve okuyucuya çektirdiği tüm acıları ona da çektirmek isterdim.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma