— Burasi deniz kıyısı... Bu iğrenç şeyleri buralara saçan aldırışsız eller, biraz daha öteye fırlatsa acaba bileklerinden kopar mı? Bu duvarlarn her bir taşı bizim için birer bilgelik cümlesi, etkileyici birer tarihi yadigârdır. Gönül ister ki şu burç ve surların etrafını, mazimizin azametini düşünmeye buraya gelecek ziyaretçilerin düşünenlerine zihin açıcı hatıralar verecek, şiir havası hissettirecek, gönlü süsleyen birer bahçe halinde görsün... İşte Avrupalı gelir, Türk'ün ruhunu bu çöplükte arar ve hakkımızda korkunç hükmünü verir.
Çünkü Avrupa’da bir demiryolu makasçısının bahçesi,
Fatih'in heybetli maneviyatının uyuduğu bu yerlerden daha temiz ve hoştur.
…Hele duvar dibindeki çerçöp, paçavracıların
bile almaya yeltenmediği kokmuş, lime lime işçi şalvarları, çamaşırları; ahalimizin, belediyemizin zevksizliğine, kayıtsızlığına pek yerinde bir örnek gösteriyordu.
Kötü bir herif olduğunu söylemek istemiyorum, değildi. Ama birinin moralini bozmak için ille de kötü bir herif olmak gerekmez ki; iyi bir herif olup, yine de moral bozucu olabilirsin.