Gülümsedim o sıra,
Bazen sevinirim,
Sevinmek nedense hep yedi yaşında Ve ah.. dedim sonra,
Ah!
Bazen ah diyorum durmadan, şimdi ben ahlatın başında, otuz iki yaşımda.
Ahlar ağacı gibi.
Rengarenk çaputlar bağladım yıllarca dallarıma, Mavi, mor, kırmızı ve yeşil,
İstedim, hep istedim,
Sen iste derdim, iste yeter ki
Vereyim.
Her istediğimi verdim.
Arttım, fazlalaştım,
Eksikli yaşamaktan.
Ahlar ağacıyım, gibisi fazla.
Başka bir şey istemem
Artık beyazlaşan üç-beş tel saçıma, Hesabımı tam vermekten başka.
Vasiyetimdir:
Dalgınlığınıza gelmek istiyorum Ve kaybolmak o dalgınlıkta.
İsmini yazardı herkes onun bağrına,
Ah derdi o. Ah!
Bıçağın ucundaydı insanların hafızası "İnsan unutandır
ve insan unutulmaya mahkum olandır." Tanrı şöyle derdi o zaman:
Ah!