Delâl EMEN

Delâl EMEN
@Delal_MN
Bilgisayar Mühendisliği
7 Şubat
104 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
@Delal_MN·
·
sabitlendi
"Ya Rabbi... İnsanı bu iç sıkıntısından kurtaracak bir şey yok mu?" diye söylendi. Çok kere böyle oluyordu. Bütün kafası birdenbire boşalıyor, göğsünün ve gırtlağının üstüne bir ağırlık çöküyor ve ne olduğunu bilmediği birtakım şiddetli arzuların hasretini duyuyordu. Nihat: "Ne istediğini bilsen canın sıkılmaz!" dedi. Ömer, yalvarır gibi cevap verdi: "Bana istenecek bir şey söyle, uğruna can verilecek bir şey söyle, hemen dört elle sarılayım..." Nihat güldü: "Gördün mü? Derhal sapıtıyorsun. Hayatta hiçbir şey uğruna ölmek için istenmez. Her şey yaşamamız için olmalıdır. Hatta biraz ileri gideyim, kendi yaşamamız için... Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğrunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun!..."
Sayfa 39 - Kızıl Panda·Kitabı okudu
Düşünce
Farkındalık oluşturulması gereken konulardan..
Büyük endüstriyel ve finansal güçler sadece metaları değil, bu metaları üretecek ve tüketecek özneleri de üretirler. Bu üretim ve tüketim mekanizmasına biyopolitik bağlam denebilir; yani üretim ve tüketim çarkını sonsuza değin döndürecek ihtiyaçları, toplumsal ilişkileri, bedenleri ve zihinleri üretmek. Kısacası tüketenleri olduğu kadar üretenleri de üretmek. Biyopolitik bağlamda, hayat üretim için çalışmak ve üretim de hayat için çalışmak hâline gelir. Mesele yeni ihtiyaçlar, arzular ve bunları karşılayacak metalar üretirken ilgili öznelerin üretim ve tüketim döngüsündeki konumunun, bir metadan diğerine sürekli yer değiştirmesini sağlayabilmek. Dün son parçasını monte ettiğiniz kitaplığı yarın bir başkası alacaktır ama siz de onun çalıştığı firmanın ürettiği ayakkabıları giyiyorsunuzdur. // Michel FoucaultMichel Foucault
Tüketim
Eskisi gibi
Seneler sürer her günüm Yalnız gitmekten yorgunum; Zannetme sana dargınım, Ben gene sana vurgunum. Başkalarına gülsem de, Senden uzak kalsam da, Sevmediğini bilsem de Ben gene sana vurgunum. Dağları aşınca başım, Geri kaldı her yoldaşım, Gel sevgilim, gel kardaşım, Ben gene sana vurgunum. Gönlüm seninkine yârdı, Aynı şeyleri duyardı; Ayaklarımız uyardı... Ben gene sana vurgunum. İtilmiş, tekmelenmişim, Doğduğum günde yanmışım, Yalnız sana güvenmişim; Ben gene sana vurgunum... // Sabahattin AliSabahattin Ali
Şiir
Sessiz Gemi
Artık demir almak günü gelmişse zamandan Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli, Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu. Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden, Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden. // Yahya Kemal BeyatlıYahya Kemal Beyatlı
Şiir
Emotional Resistance
Duygusal direnci mantıkla aşabileceğimizi düşünen herkes muhtemelen hiç evlenmemiştir. Duygunun üstesinden ancak daha güçlü bir duyguyla gelebiliriz. // Eliyahu M. GoldrattEliyahu M. Goldratt Anybody who thinks we can overcome an emotional resistance with logic was probably never married. We can only overcome emotion with a stronger emotion.