Dilara Ç.

8/10
·152 syf.··
2025 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2025 00:00
Neil Gaiman bu kitap için çocukları maceraya, yetişkinleri korkularına sürükleyen bir kitap olacağını fark etmeden yazdığını söylemiş. Benim için daha doğru bir açıklama olamaz… Küçük bir çocukken yetişkin olmamın ne kadar ürkütücü olduğunu düşünür, karanlık odalara girip ışık düğmesini açana kadar gözlerini nasıl açık tuttuklarını, bu cesaretin ne zaman kazanılacağını merak ederdim. Bu cesareti tam olarak ne zaman kazandığımı hatırlamıyorum bile şimdi. Ancak bu kitap beni tüm o anlara götürdü. Yalnız büyüdüğünü hisseden çocuklar çok fazla anlam arar. Koralin de onlardan biri. Her karanlıktaki nesnenin, her kapının, kedinin kuyruğunun şeklinin, bir göz temasının ve her doğal olayın onun için bir anlamı var. Çünkü yalnız bir çocuk cevapları kendi içinden çıkarmak zorundadır. Güzel olan ise kitabın sonunda artık cesur ama büyümüş bir Koralin vardı. Kendini yetiştirdi, savaşını kendi verdi ama açıkcası biraz da heyecanını kaybetti. Öteki yüzünü gördüğü hayat artık onun için eskisi gibi olmayacaktır. Okurken etkilendim ve yer yer içimde sıkıştığım anlar oldu. Bilmemenin ürkütücülüğü, hayatın o bilinmezliğe nasıl sürüklediğini ve istemesen bile bazen o zifiri karanlık demir kapıların arkasında kalmak zorunda olunacağını bir kez daha hatırlattı. Çocuk kitabı mı? Sanmıyorum. Yazar Edgar Allan Poe deseniz şaşırmayacağım tasvirler vardı.
KoralinNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 20192,626 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her Yerde Nietzsche
8/10
·435 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 22:27
*Spoiler İçerir* Jack London çocukluğumda beni kitaplarla tanıştıran ilk yazar olmuştu. Beyaz Diş ile başlamıştı yolculuğum ya da başlayamamıştı. Çocuk halimde cümlelerini takip etmek zor gelmişti. Bu sebepten midir bilinmez yıllarca bir daha kendisine uğramamıştım. Şimdi tüm bilgi birikimim ile karşısında nasıl hafif bir anlatım dili varmış meğer demek ayrı bir duygulandırdı. Martin Eden Jack London’ın edebiyat kariyerinden izler taşıdığı minik bir otobiyografik eser. Baştan sona adım adım verdiği karakter dönüşümü kitabın bence en etkileyici noktası. Başlarda entelektüel üst sınıfa kendini uzak hisseden ancak aşık olduğu kadına ulaşma motivasyonuyla çıktığı bu yolda yaşamın anlamsızlığı ile yüzleşmesi kaçınılmazdı. İyi bir Nietzsche okuru olduğunu her yerden görüyoruz. Sadece yaşadığı çağın etkisi değil cümlelerde ve olay gelişimlerinde de Nietzsche izleri taşıyan yaklaşımları var. Martin Edenin kopuş noktası olan entelektüel kesimin de aslında göründüğü gibi özgün değil sürü insanı olduğu, ortak ve içi boş eylemlerde bulunduğu o kadar da içi dolu düşünceler taşımadıklarını gördüğü anda oldu. Eden eleştirel düşünce edindikçe Nietzsche’nin tasvir ettiği özgür insana ulaştı. Burada bilgilerimden kısa bir not düşmek istiyorum. Nietszche toplumdaki bireylerin güç istenci bakımından üç aşamadan geçtiğini ileri sürer. Sürü insanı - özgür insan - üst insan. Özgür insan bir geçiş evresidir. Sürü insanı hangi kesim, inanç, anlayış taşırsa taşısın ortak bir iradeye hizmet eden, değer yaratmayan, toplumun neredeyse tamamını kapsamaktadır. Sorgulayan birey bu evrede sürüden kopuş yaşarsa yavaş yavaş özgür insana dönüşür. Ancak bu bir geçiş evresi, üst insana hazırlık evresidir. Üst insan ise artık yalnızca kendi değerlerini yaratabilen ve diğerlerine bu değerleri dayatmayan
Edebiyat
Martin EdenJack London · İletişim Yayıncılık · 2017135,4bin okunma
Samanyolu tv hikayeleri
3/10
·144 syf.··
2023 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2023 17:24
Bu kitap belki 80li yıllardaki bir gence okutulabilirdi ancak çağımızda böyle masalların artık karşılığının olmadığını düşünüyorum. Kavramlar çok keskin, evet belki de masallarda duygular net olmalı ancak buradaki ahlak anlayışları hep orta doğu ezgileri taşıyor. Açgözlülük, paylaşımsızlık, savurganlık, sabırsızlık, kıskançlık temalarının tek tek işlendiği karakterler var. Hepsi sanki ilahi bir teste tabii tutulup başarısız olduklarında bir cezayla ömür boyu lanetleniyorlar. Ancak bu dayatılan sınavları kimse sorgulamıyor. Günümüz düşünce sistemine pek uygun olmayan bir yapıda bu masallar. Daha çok samanyolu tv, beşinci boyut hikayelerine benzettim ben. Hele ki çocuklara okunmaya ya da okutmaya hiç uygun değil fikrimce. Yalnızca Ahmet Ümit’in annesinin anlattığı hikayeleri yazıya dökmüş olması güzel bir anı niteliği taşıyor, tek dokunaklı olan kısım bu.
Masal
Masal Masal İçindeAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201910,6bin okunma
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2021 01:44
-spoiler içerir- Okuduğum ilk bilimkurgu ve çok keyifli buldum. En sevdiğim bölümler: Mantık, Yalancı, Kaçış Sonunda görüyoruz ki insan tekniği geliştirerek ya da her şeyi araçsallaştırarak, kaynak haline getirerek aslında zamanla en çok da kendi varlığı hakkında inisiyatifini kaybediyor. Son bölümde gördüğümüz gibi artık robotlar insanların geleceğinde ihtiyaç duyulacakları için kendi şu an ki varlıklarını korumayı seçiyorlar. Ve bu seçim bir özgür irade değil, zorunluluk. İnsan aklı ile tasarımlanan ancak mükemmel matematik sayesinde neredeyse sonsuz seçim hakkına sahip bu robotlar insanın duygusallığa yenik düşerek kendi hakkında verebileceği kararlara karşın mekanik yaklaşma inisiyatifini ele alıyor. Bu da artık önemli olanın tek tek insanın varlığından öte insanlığın -bir sistem olarak- işleyip işleyemeyeceğini denetlemek üzerine. Teknoloji ya da tekniğin kendisinin gelişimi bize, insanlara, özgürlük kazandırırken bir diğer yandan micro düzeyde bile fark edilebilir ölçüde karar mekanizmamızı yok etmiş durumda. “Ben, Robot” bana kalırsa iyi bir distopya örneği, en sevdiğim kısmı ise hikayeler insanlığa karşı güçlenip yok etmek isteyen anlamsız savaşçı robotlarla bitmiyor. Yine her zaman ki gibi insanın “kendi iyiliği üzerine” bir noktada karar verdiği eylemin sonucu artık insanlığın karar mekanizmasını adım adım yok ediyor. Güzel ve iyi işlenmiş bir kurgu. Keyifle okurken zekamızın zorlanabileceği her an bir robot gibi düşünmeye çalıştığımızı fark ettirdi bana. Öyle çok varyasyon var ki, bir noktadan sonra “yaratıcı” olan insanın zekası bu adımları takip etmekte zorlanıyor. Konuşamayan robotlardan insanlığı tür olarak korumak için inisiyatif alan robotlara dek tek tek gelişimi bize aynı zamanda bir şeyi de çağrıştırıyor: Koca bir insanlık tarihinin gelişimi!
Bilim-Kurgu
Ben RobotIsaac Asimov · İthaki Yayınları · 20229,4bin okunma
6/10
·501 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2021 18:26
Çok eski ve sıkıntılı bir çeviri ne yazık ki. İngilizcesi ile karşılaştırarak okumak durumunda kalıyorum. Bu tarz çeviriler filozofa yeni merak duyan kimseleri ne yazık ki soğutuyor ve sevdirmekte de oldukça zorlanıyoruz. Say yayınlarının da çevirilerini iyi bulmuyorum. Umarım doğu batı yayınları bir an önce Güç İstenci kitabının da çevrilmesini sağlar.
Güç İstenciFriedrich Nietzsche · Birey Yayınları · 2002701 okunma