Günlük yaşamında gülebilen, sorunları başka yönleri ile de görmeye çalışan insanların daha kolay çözüm yolları bulduklarını, da çabuk yardım aldıklarını biliyor muydunuz? Aaron Antonovsky nazi toplama kamplarından kurtulan insanlar arasında yaptığı çalışmalar sonucunda Salutojenik Yaklaşım (Sağlık kaynaklı) kavramı ve Bütünlük Duygusu kavramını bilim dünyasına sokmuştur.
Aynı sorunları yaşayan, aynı kamplarda yaşayan insanların bazılarının, sorunlar (işkence, açlık, zor yaşam koşulları vs) yüzünden canlarına kıydığını, bazılarının patolojik travmalar yaşadıklarını, bazılarının yaşam boyu süren somatik problemler yaşadıklarını not etmiştir. Çalışmalarını yoğunlaştırdığı grup ise bu kamplardan çıkmalarına rağmen görece mutlu ve huzurlu bir yaşam süren, herhangi bir travmatik veya somatik engel ile yaşamak zorunda olmayan insanlar olmuştu.
Neydi bu insanları böylesine dirençli huzurlu ve güçlü kılan? Dini inançları mı, süper iradeleri mi, boş vermişlikleri mi?.. Aaron onların yaşamlarında benzeşen bir nokta olduğundan emindi.
Evet, bu insanlar, dünyayı anlaşılabilir, anlamlı ve yönetilebilir (Bütünlük Duygusu Kavramı veya asıl adı ile Sense of Coherence) bir halde görmek için çabalayan veya bu algıyı yaşamlarının önemli ve doğal bir olgusu haline getirmiş insanlardı. Bu keşif sonrasında Slutojenik (asıl adı ile Salutogenes Saluto {Sağlık} ve Genesis {Kaynak-Köken}) yaklaşım ile bireyin ve toplumun sağlıklarını korumak, geliştirmek ve problemlerle başa çıkabilmek için kişi ve toplumdaki sağlıklı yapıyı koruyup kollamanın önemini vurgulamıştır.
Antonovskynin modeli ve bulduğu tanımlama kavramı başlı başına birçok makalenin konusu olabilecek bir içeriğe sahip elbette. Ancak dünyayı kavrayabilmenin, zorlukların üstesinden gelebilmenin koşullarından bir tanesi de