Günlük yaşamda sürekli olarak neyi, ne zaman ve ne kadar yememiz gerektiğiyle ilgili bir bilgi bombardımanına tutuluyoruz. Bir yanda "Metabolizmayı hızlandırmak için günde altı öğün yiyin" diyenler, diğer yanda "Odaklanmak için kahvaltıyı atlayın" diyenler... İnsanın kafasının karışmaması elde değil. Çoğumuz, ne yaparsak yapalım sanki bir yerlerde yanlış yapıyormuşuz gibi bir suçluluk duygusuyla yaşıyoruz.
Peki ya çözüm, hayatımıza yeni bir kural eklemek yerine bir kuralı çıkarmaksa? Günde bir öğün eksik yemek, sadece kilo vermenizi sağlamakla kalmaz; aynı zamanda vücudunuza ve zihninize o çok ihtiyaç duyduğu molayı verir...
aveniasamtal.se/tr/post/neden-g...
Hiç yatağa girip lambayı kapattığınızda, birdenbire kalbinizin daha hızlı çarpmaya başladığını hissettiniz mi? Zihniniz bir yerlere doğru sürüklenmeye başlar – "Bugün işimi doğru yaptım mı?", "Ya şu olursa?" – ve farkına bile varmadan, sizi gecenin bir yarısı cin gibi dik tutacak senaryolar yaratmaya başlarsınız.
Yalnız değilsiniz. Beynimizin asla tam anlamıyla "vites düşüremediği" bir çağda yaşıyoruz. Sürekli çevrimiçiyiz, sürekli ulaşılabilirlik baskısı altındayız ve sürekli bir uyarıcı bombardımanına maruz kalıyoruz. Birçoğumuz için bu artık "normal" bir durum haline geldi. Enerjimizi tüketen, alttan alta ama sürekli var olan bir huzursuzluk, bir tür temel kaygı taşıyoruz. Peki, içimizde aslında ne oluyor? Ve en önemlisi: Neden kaçtığımızı bile bilmezken koşmayı nasıl bırakabiliriz?
...
aveniasamtal.se/tr/post/kaygı-...ı
Yıllardır "ne yersen sen osun" klişesini duyuyoruz, ancak bu tartışma genellikle göbek yağı, kolesterol değerleri ve diyabet riski etrafında döndü durdu. Son on yılda ise bilimsel bir devrim gerçekleşti. Araştırmacılar, yediklerimizin sadece vücudumuzu etkilemediğini, aynı zamanda psikolojik durumumuz üzerinde en güçlü faktörlerden biri olduğunu fark etmeye başladılar. Kitaplarımda ve yazılarımda yıllardır yazdığım şeyler yani.
Dünyada depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sağlık sorunları hızla artıyor. Aynı zamanda beslenme alışkanlıklarımız, son 70 yılda önceki 50.000 yıla göre çok tuhaf bir şekilde değişti. Bu bağlantıyı görmezden gelmek oldukça güç.
Yazının devamı için...
aveniasamtal.se/tr/post/beslenm...ı