Sabriye Yabancı

Sabriye Yabancı
@Dembudem
Dil ve üslup kişliğin aynasıdır. Üslubu beyan aynıyla insandır. Sorma kişinin aslını sohbetinden bellidir.
Yahya Kemal’in büyüklüğü bunu hemen ilk andan itibaren duymasında, her halinde denizi şiirin mihrak noktası yapmasındadır. O hem ışık ile ve su ile dağılıp akmasını, hem de suda toplanmasını, külçelenmesini bildi. Su, onun şiirinde hem zamanın kendisi, hem de onu saklayan hafızadır. Belki hâlâ o besteler çalınır Gemiler geçmiyen bir ummanda yahut:Görmüş ve geçirmiş denizin kalbine sindi. gibi mısraların yanıbaşında asıl estetiğini aradığı o güzel kıt’a gelir: Körfezdeki dalgın suya bir bak, göreceksin: Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde; Mehtâb... İri güller... Ve senin en güzel aksin... Velhâsıl o rü’yâ duruyor yerli yerinde! Fakat bu deniz şiirlerinin içinde en muhteşemi şüphesiz ki* «uyanmasın» redifli gazeldir. Orada biz aydınlığın çifte rüyasını en geniş telkinler içinde duyarız. (e-pup)
Sayfa 229·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Şurası var ki, üslûb daima kültüre ve medeniyete aittir. Lâle bir üslûb motifi idi. Dört asırlık rakibi gül ile aralarındaki fark budur. Gül motif değildir, yaşayan hayattır. Lâle zevkinde şâirlerimizle dünyayı pek az birleştirebilirim. Halbuki gülde Ronsard’an Rilke’ye kadar bir yığın şâir Nedim’le beraber yürürler. (e-pup 205)
Gönül, «Çalab’ın tahtı»dır ve dünyaya hükmeden odur.
Coğrafya bir kaderdir. Bu demektir ki bunun gereklerini kabul etmek, ona ayak uydurmak şartiyle onunla iyi kötü uzlaşılabilir. Fakat bu şartları büsbütün unutanlar için perişanlık mukadderdir. (e-pup 126)
İnsan kalbi, başkalarının duygularına ancak kendi tecrübeleri nisbetinde açıktır. (e-pup 113)
Türkiye Kültür Enstitüsü Yay.·Kitabı okudu