Keskin kokular ve baharatlar, tadı baskın gıdalar, fazla ciddi tiratlar, akla ilk gelen espriler, sanat filmleri hatta çoğu fikir kitapları bile...
Salt ve keskin tezahürlerle oldum olası yıldızım barışmadı.
İçinde ziyan olmuş bi çocukluk va hasret olan Tarık Tufan şiirlerini, en komik şakasından 2 dakika sonra hüngür hüngür ağlatan Leyla ile Mecnun dizisini, ayrılık acısının tam ortasında kahkahalar patlatan Aylin Balboa'nın kalemini, söylev yahut didaktik metinlerden ziyade kıssalarla yapılan vaaz ve sohbetleri, misal ve kıyaslarla anlatılan his ve fikirleri, içinde parıl parıl parlayan gri karakterleri olan distopyaları, marine edilmiş tavuğu bu kadar sevişim de bundan.
Bir hissi gerçekten hissetmek için dakikalar süren yürüme sahnelerine muhtaç bırakıyorsa beni sanat filmleri varsın eksik kalsın. Onun yerine kurgu bir romanda yaptığın ustaca anlatıyla başkahraman yap beni ki kendim hissedeyim her hissi. Kendiyle fazla ilgilenen çok başarılı ve aklı fazlaca başında şahsiyetlerle de, hissetmeyi ve sevmeyi bilmeyen bir çift güzel göz ve yüzle de ahbaplık fazla tek düze.
Koku sadece bir insan için bile mükemmel bir duyuyken buna rağmen memeli canlılar arasında koku yeteneği en düşük olanlardan biriydi insan. Normalde 70 kg bir insan burnunda koku alanı yaklaşık alan 10 cm² iken, 3 kg’lık kedide 20 cm²’ydi. Yani boyut olarak bizden çok daha küçük olmasına rağmen bizden 2 kat daha fazla alana sahip koku için ayrılmıştı. Ama bu konuda köpekler efsaneydi. Yaklaşık 170 cm²’yi kokuya ayırmışlardı. Bir insanda ortalama 12 milyon koku reseptörü varken, köpekte 1 milyar, tavşanda ise 4 milyar reseptör bulunurdu. O yüzden bir köpeğin bir bölgede saatler önce geçen birisinin kokusunu bile alabilir.
“Şimdi insanların çoğu kısmen de olsa burcunun özelliklerini taşıdığını sanır. Peki, burçların ya da baktığımızda insanların genellikle karakterimizle uygun şeyler söylemesinin nedeni ne? Aslında bu soru 1950’lerde de merak konusuydu. Psikolog Bertram Forer, bu konuyla ilgili bir fikir vardı ve o fikrin gerçek olup olmadığını test etmek için ilginç bir deney yaptı. Bir gün öğrencilerine astroloji uzmanının kendileri hakkında üzerinde çalıştığı bir yorum geliştirdiğini açıkladı. Tüm öğrencilere de üstünde isimlerinin yazılı olduğu kapalı zarflar verdi ve zarfların tamamının aynı içerikte olduğunu, dilerlerse ne kadar iyi tanımladığını 1 ila 5 arasında puanlamalarını istedi. Öğrenciler büyük bir merakla kendileri için özel hazırlanmış analizleri okudular. Forer’in o gün sınıfta elde ettiği ortalama puan yaklaşık olarak 4,26 yani Forer’in geçerliliğini yitiren kişilik analizinde oldukça iyi sayılırdı. “Hem belen hem de Kayra Teslim ya cevap vermek ya da itiraz etmek için hazır bekliyorlardı. Ama henüz ortada itiraz gerektirecek bir durum yoktu. Tesla devam etti: “Peki, Forer herkesi tek tek nasıl böyle analiz edebilmiş? Aslında sanırım yaptığı şey çok basitti. Forer’in kapalı zarf içinde verdiği metnin içeriği hiçbir zaman bir astrologa yazdırılmadan rastgele alınmıştı. Ben de şimdi bu yazılanları yine burada karakterinize olabilecektirliymiştir(?) gibi sub metinler vererek kendilerine çok rahat uydurabileceği tipik astroloji metinlerini yazdım. Kişiliğinizin bazı zayıf yönleri var ama genellikle bu zaafları telafi etmeyi başarmıyorsunuz ya da kendi şartınıza zorlamakta zorlanıyorsunuz bir kapasiteye sahipsiniz gibi cümleler yazmıştı. İşte arkadaşlar, herkes için geçerli olabilecek kadar geniş ve belirsiz ifadeleri farkında olmadan kendini içine çekiyor ve metnin içindeki