A.

A.
Martin ama Edemeyen Que sera sera... Hoşuma giden paylaşımları beğeniyor ve takip ediyorum. Etkileşim için takibe gerek yok Film Arşivim: simkl.com/7456051/movies/...
Dört dili iyi derecede konuşuyor ama birlikte olduğumuz zamanlarda bir dile ihtiyaç duymayacak kadar sessiz kalıyoruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Arkadaşlarım beni tanımıyorlar. Tanıdıkları Jülide, girmelerine izin verdiğim topraklardan ibaret; kendi güvenli bölgemi belirleyen dikenli tellerin önünü görebiliyorlar sadece. Arka tarafta, kimse ayak basmadığı için zamanla patikaları kaybolmuş, benliğimin karanlık ormanı var. İnsanın birkaç metre ötesini bile göremeye­ ceği sık bir orman; güneşsiz, ölü kuşlarla, kesik gövdelerle, ağla­ yan kayalarla, sahipsiz ve ürpertici seslerle dolu.
Kırık kırmızı kiremitler kadar hüzünlüydü. Çok ağladı. Terk edilmiş kadınlar gibi ağladı. Gururu kırılmış kadınlar kadar çok. Aslında çirkinmiş de çirkinli­ ğini o an fark etmiş kadınlar gibi. Çok sevildiğini sanıp aslında hiç sevilmemiş olduğunu, kandırıldığını düşünen kadınlar kadar. Bu dünyada kendisini gerçekten sevdiğine inandığı tek erkeğin aslın­da hiçbir zaman kendisine ait olmadığını fark eden kadınlar gibi ağladı.
Jülide ne kadar sessiz sedasız bir hayat sürüyorsa, İshak'ın varlığı bir o kadar belli oluyordu. İshak susup da kendi içine düşmemek için, bazı anlarda çok derinlerden bir yerden gelen o tedirgin edici sesin baş döndürücü, kışkırtıcı fısıltılarını duymamak için, olur olmaz yerlerde, münasebetsiz anlarda ortaya bir laf atıyor, başı ve sonu birbirinden kopuk konular açıyordu. İlle de bir gürültü olsun istiyordu bulunduğu ortamda. Kendi içindeki o tekinsiz sesi bas­ tırabilmek için saçma sapan, gerekli gereksiz demeden, yerli yer­ siz diye düşünmeden elinden ne geliyorsa yapıyordu. Maaile gittikleri misafirliklerde bile, bir şeyleri örtme telaşından, zaman zaman dinleyenleri rahatsız edecek kadar yüksek sesle konuşma­ ya başlıyordu. Tuhaf bir coşku halinde, gösterişli cerbezesiyle,neredeyse hiç aralık vermeden, durmadan anlatıyordu. Kendi­sinden bir şey gizleyen adamlara özgü beyhude çırpınışla, oturduğu koltukta kıvranıyordu İshak. Meşum bir kandırmaca olduğunu bile bile kendini oyalıyordu.
Hep yüreği ağzında. Tasa sahibi. Tasa sahibi olduğu için de her vakit elleri soğuk.