Acımasızca içindeki duygularının eline düşmüştü, hepsi de çirkin, üzüntü veren, onur kırıcı duygular, karısına karşı kin ve nefretin, kendi kendisine acımanın, çaresizliğin, açıklamalara, kendini bağışlatacak, kendisi için teselli oluşturacak nedenlere duyduğu gereksinimin eline. Şimdilik başka avutucu nedenler aklına gelmedi, o alabildiğine gizli ve tehlikeli anımsamalar ormanının derinliklerine, kendini hiç kollayıp gözetmeden dalmaksızın olup bitenlerin anlaşılamayacağını gördükçe bir türlü uyku tutmadığından, gecenin kalan bölümünü o zamana kadar hiç yaşamadığı berbat bir durumda geçirdi. lçinde savaşıp duran tüm iğrenç duygular bir araya gelerek müthiş boğucu, ölümcül bir korkuya dönüşüyor, şeytani bir kabus halinde yüreğinin ve ciğerlerinin üzerine bastırıyor ve kâbus ikide bir güçlenerek katlanılmazlığın sınırına gelip dayanıyordu.