Bir âşığın mantığı: Ben ölmüş olsaydım, o yaşamaya, gülmeye, talihini denemeye devam edecekti. Ama beni atlatıp bıraktı ve gene de yapıyor bütün bunları. Demek ki ben de ölmüş biri gibiyim.
Gençler şaka maka bi yana niye bu kadar romantizm takılıyorsunuz ya kitap okuyorsunuz diye narin ve pembe olmak zorunda değilsiniz, kitaplarda gördüğümüz romantizm işin edebiyat kısmı olarak elbette mükemmel ama sokaklarda ve yaşamda gerçek bir karşılığı yok bunun.
Ne uzun yaşadım hiç yaşamaksızın! Ne çok düşündüm hiç düşünmeksizin! Durgun şiddetlerle, kıpırdamadan aşılmış serüvenlerle dolu dünyalar çöküyor üstüme. Hiç sahip olmadıklarıma ve asla olmayacaklarıma doydum artık, var olmayan tanrılardan bitkin düştüm. Hiç girmediğim bütün savaşların yaraları var üzerimde. Sarf etmeyi hayal bile etmediğim çabalar, etimi bitap bıraktı.
Oysa gerçek Demian buydu işte, böyleydi gerçek Demian, böyle taştan, böylesine kocamış, böyle hayvansı, böyle yakışıklı ve soğuk, böyle ölü, öte yandan işitilmedik ölçüde gizli bir dirimsellikle donatılmış biriydi. Sonra, çevresinde o sessiz boşluk, o atmosfer ve gökyüzü, yıldızlarla döşenmiş o uzam, o yalnızsı ölüm!